Bazı köylerin Belediye kurulmasıyla ilgili başvurularda, nüfuslarının 2000 bin olması isteniyordu. Bu amaçla ülke genelinde olduğu gibi, ilimizde de bazı köyler istenen koşulları yerine getirerek Belediye olmuşlardı.
Sonradan Belediye kuruluşu için 5 bin nüfus olması koşulunu getirdiler. Kurulu belediyeler için de 2 bin nüfusun altına düşülmemesi istendi. 2 bin nüfusun altına düşen Gümüşhane Merkez İlçesine bağlı Tekke Beldesi, Torul İlçesine bağlı Altınpınar beldesi, Kelkit ilçesine bağlı Kaş Beldesi, Köse İlçesine bağlı Salyazı Beldesi Belediyeleri kapatıldı.
Bu bir haksızlıktı. Sözünü ettiğimiz beldelerin nüfuslarından önemli sayıdaki belde hakları başka illere gitmişti. Bu belde halklarının çoğu, yaz aylarında beldelerine geliyor aylarca kalıyor, o belde belediyeleri onlara da hizmet veriyordu. Çünkü çoğunun kapatılan belediyelerde evleri vardı, arazileri vardı.
Nüfusu 2binin altına düşen beldelerin Belediye kuruluşlarına bir hak tanınmalıydı. Sayımın yapıldığı tarihte nüfusları azalmış olsa da, daha sonraki aylarda ve yıllarda o nüfuslar katlanacaktı. Bu konuda Mahkemeye başvuran kimi beldelerin davayı kazandığı ve yeniden seçim yapılarak Belediyelerini yeniden kurarak hizmete devam etmişlerdi.
Belediye hizmetlerinden yararlanma alışkanlığı kazanan belde halkına da bir haksızlıktı, yıllar sonra beldelerinin yeniden köy statüsünü dönüştürülmesi.
Konuyu mahkemelere götürmeyen belediyeler oldu ilimizde. Bazı belde belediyelerde sürekli oturan halktan bazıları, il ya da ilçe merkezine nüfuslarını aldırarak, o ilçenin ya da o il belediyesinde oyunu kullandıktan sonra yeniden eski beldelerine döndüler.
Örnek vermek gerekirse, Tekke Beldesini gösterebiliriz.
Bu konu, Anayasa Mahkemesine götürüldü mü? Bilemiyorum.
Şuandan itibaren götürülebilir mi? Onu da bilmiyorum.
Ne var ki, yukarda adlarını saydığımız ve köy statüsüne dönüştürülen beldelere bir hak (Müktesep Hak) tanınmamış olmasını bir türlü kabullenemiyorum.
Kimileri, bu kadar durmamın altında başka bir mana aramaya kalkışabilir.
60 yıldan beri Gümüşhane Merkez ilçede oturuyorum. Belde iken köye dönüştürülen hiç bir yerle de bir bağım yok.
Yalnızca bir haksızlık yapıldığını düşünerek yazıyorum bu satırları. Belki konu yeniden ülke gündemine gelir ve belki bir çözüm yolu bulunabilir.
Kim bilir!