17 Nisan Köy Enstitülerinin 84. Yıldönümüydü.
Birinci Dünya Savaşı ve önceki savaşlardan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğunun ardından başlatılan, Mustafa Kemal’in başkanlığındaki Türk Kurtuluş Savaşı üzerine Yeni Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştu. Ama nüfus 13.5’ e düşmüş, gençlerin çoğu şehit olmuş, hayatta kalanlar da çeşitli salgın hastalıklarla boğuşuyordu.
Okuma yazma bilenlerin sayısı erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 3’tü.
Önce, sağlıkla ilgilenildi. Hastalıkların aşıları bulundu. Sonra, okuma yazma konusu ve eğitim-öğretim konusu ele alındı. 6 ay süreli eğitmenlik kursları açıldı.
Mustafa Kemal, bir tren seyahatinde, trenin mola verdiği bir yerde çobanın “Gazete, gazete” diye bağırdığını gördü. Çobanı çağırdı, gazeteyi ne yapacağını sordu. Çoban “Okuyacağım” deyince bir gazete verdi, “Oku bakalım” dedi. Çoban gerçekten okuyordu. Mustafa Kemal okumayı nerede öğrendiğini sordu. Çoban askerde öğrendiğini, önce onbaşı, sonra da çavuş olduğu yanıtını verdi.
Mustafa Kemal düşündü: “Biz askerliklerini onbaşı ya da çavuş olarak yapanları 6 aylık bir kurstan geçirir, bir de rehber hazırlarsak, bunlar köylerde 3 sınıflı okullarda çocuklara okuma-yazma öğretebilirler” dedi. Eğitmenlik konusu böyle ortaya çıktı.
O yıllarda sayları az da olsa Öğretmen okulları vardı ama köy çocuklarından öğretmen yetiştirmek planlandı, Köy Enstitüleri böyle bir gereksinimden ortaya çıktı. Ne var ki, nüvesi Mustafa Kemal Atatürk tarafından atılan Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940 tarihinde, İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı, Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı ve İsmail Hakkı Tonguç’un İlköğretim Genel Müdürlüğü zamanında yürürlüğe girdi. Önce İzmir, Adapazarı, Kars, Malatya, Eskişehir, Trabzon gibi illerimizde başlatıldı, daha sonra sayıları 18’e çıktı. Okuma- yazma bilenlerin sayısı süratle arttı.
Köy Enstitülerinden yetişen öğretmenlerin varlığı doğudaki köy ağalarının işine gelmedi. Çünkü köylüler ağaların değil, öğretmenlerin söylediklerine inanıyor, ona göre hareket ediyorlardı.
Özellikle, Rusya’da bir sure bulunan ve oradan evlenen Demokrat Partili milletvekillerinden
70 köyü bulunan Kinyas Kartal ve birkaç milletvekilini de yanına alarak, Köy Enstitüleriyle ilgili çeşitli iftiralar ortaya atıp yayarak, Köy Enstitülerinin kapatılması için TBMM ne bir önergeden bulundular. Başbakan Adnan Menderes de bu önergeyi meclise sundu, çoğunluğun kabulüyle 1954 yılında Köy Enstitüleri kapatıldı. CHP de kendilerinin kurduğu Köy Enstitülerine sahip çıkmadı.
Köy Enstitüleri, çok değil bir on sen daha yürürlükte kalsaydı, eğitim-öğretimde daha büyük sonuçlar alınabilirdi.
Yazık ettiler.
Köy Enstitülerini kapattıran Kinyas Kartal, sonradan, Köy Enstitüleriyle ilgili suçlamalarının hiç birinin doğru olmadığını, kendi itibarlarının sarsılması nedeniyle iftirada bulunduklarını açıkladı. Ama iş işten geçmişti.