enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Hayattan Kesitler Yahut Serlevhalar-2

28.07.2025 12:40
0
A+
A-

Ölümle birlikte hayatın kepenklerini kapatırız farklı bir boyuta geçene kadar…

Ölümle birlikte hayatın kepenklerini kapatırız farklı bir boyuta geçene kadar… Fakat insana verilen sonsuz yaşama arzusunun elbette bir karşılığı vardır ötelerde. Lezzetleri acılaştıran ölüm, en büyük adalettir aslında… Zira hiç kimseyi ıskalamaz. Makamımız, mevkiimiz, şöhretimiz, zenginliğimiz her ne olursa olsun o, vakti gelince mutlaka uğrar kapımıza. Efendi-köle ayrımı yapmaz. Ölen kişi bir yanımızı da alır götürür beraberinde, ortak hatıralar toprağa taşınır bir anlamda. Dünyadaki kişi, ölen dostuyla birlikte ortak paylaşımlarını da toprağa gömmenin derin acısını ve sızısını yüreğinin derinliklerinde hisseder. Bu durum, geride kalanların acısının katmerleşmesi neticesini de beraberinde getirir.

Ölüm, diriler için bir ayna hükmündedir.

Ölüm, diriler için bir ayna hükmündedir. Ölümlere üzülmemiz biraz da kendi akıbetimizi bu aynada görmüş olmamızdandır. Bu trajik merasimlerde fani yanımızla yüzleşiriz. Aslında hayata maddi pencereden baktığımız için ölüm karşısında vaveylâlar koparırız. Oysa ölüm dediğimiz şey, ölümsüzlük kapısının eşiğidir. Mevlâna’nın “Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız. Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir…” deyişi, ölümle manevî anlamda ölümsüzlüğe kavuştuğumuzun işaretidir. Ölümden kaçış mümkün olmadığına göre onu bütün hücrelerimizle özümsemeliyiz.

Her doğan gün aslında ömür ağacından kopan bir yapraktır.

Her doğan gün aslında ömür ağacından kopan bir yapraktır. Ölüm ölmüyor, bu kutlu kervan sürüp gidiyor. Görünen o ki ahiret sabahına kadar da bu yol ve bu yolun yolcuları hep var olacaklar. Yakın ve uzak çevremizde hemen her gün birilerinin ölümü, bizi ölüm konusunda düşünmeye, bu hususta tefekkür etmeye zorluyor.

Her fani bir gün bu suret âleminden hakikat âlemi olan ahrete göç edip gidecektir.

Her fani bir gün bu suret âleminden hakikat âlemi olan ahrete göç edip gidecektir. “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun (Biz Allah’a aidiz ve (yine) O’na döneceğiz)”(Bakara 156) ayeti de bu gerçeği bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor, en büyük tonda kulaklarımıza haykırıyor. Fakat basiret nazarları felç olmuş, duyma yetisini kaybetmiş kişiler bunu görmekte ve duymakta acizlik gösteriyorlar. Yanımızda ve yakınımızda yaşanan her ölüm, kulaklarımıza bir şeyler fısıldıyor, fısıltı ne kelime, haykırıyor. Bazıları bu sese kulak tıkıyor.

Aşkın dili, sevdanın gonca gülü, yürek mektebidir türküler.

Aşkın dili, sevdanın gonca gülü, yürek mektebidir türküler… Türküler katıksız aşkın saza ve söze dökülmüş hâlidir. Coğrafyanın vatana dönüşmesinde türkülerin rolünü inkâr edemeyiz. Bizim yürek sızımızdır türküler… Türküler yürek yangınlarımıza bazen su, bazen de benzin olurlar. Balkanlardan Toroslara kadar yurdumuzu çepeçevre saran türküler, bizi biz yapan değerlerin başında gelir. Ana sütü gibi ak ve bir o kadar da temizdirler. Türküler mevzubahis olunca ressam şair Bedri Rahmi Eyüboğlu ne güzel söylüyordu: “Şairim!.. Şiirin hasını ayak sesinden tanırım/Nerde bir halk türküsü duysam, şairliğimden utanırım”

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.