Ne diyordu Çalışma Bakanı?
Bugüne kadar memurlarımızı, işçilerimizi ve emeklilerimizi enflasyona ezdirmedik.
Önce enflasyon bizim hissettiğimize oranla düşük tutuluyor. Sonra o düşük tutulan enflasyon kadar bile zam yapılmayıp; “biz, içinde bulunduğumuz enflasyona göre değil, önümüzdeki yıl gerçekleşecek enflasyona göre ücret ödeyeceğiz” deniyor.
Yapılan zam ne kadar?
Ayda iki bin lira.
2 bin lirayı 30’a bölersek, bir güne yaklaşık 66 lira düşer. 66 lira, dört nüfuslu bir ailede, nüfus başına günde birer simit bile almaz.
Bu mu maddi açıdan sıkıntıda olan vatandaşa karşı merhametiniz?
Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Mısır, İmparatorluğun eyaleti iken, bir tören sırasında, kırsal kesimden gelen vatandaş resmigeçit törenine katılanların süslü püslü elbiselerine, ayakkabılara bakmış, birine bunların kim olduğunu sormuş? O kişi de, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın kulları olduğunu söylemiş. Sonra ellerini göğe doğru açmış, perişan halini göstererek, “Hey, Kurban olduğum Allah’ım, bir Mehmet Ali Paşa’nın kullarına bak, bir de senin kullarına!” demiş.
Sanki resmigeçide katılanları da Allah yaratmıyormuş gibi…
Petrol ve bazı yeraltı, yerüstü zenginlikleri olan ülkelerde, üretim ve sanayinin geliştiği iyi yönetilen ülkelerde yıllık enflasyon miktarı sıfıra yakın. Fiyatlar bizde olduğu gibi, yıldan yıla yüzde 40-50 artmıyor.
Yöneticilerimiz, enflasyonu önleyebilse, fiyatlar da artmayacak, maaşlara yapılabilecek zam geçim standardını yükseltecek.
Ülkemizde hem enflasyon sıfırlanamıyor hem de milli gelirden tüm vatandaşlar, verdikleri hizmet oranında bile eşit pay alamıyor.
Bu kez ne oluyor?
Küçük bir azınlık abat oluyor, büyük bir çoğunluk sefalete mahkûm ediliyor.
Yanılıyorsam, bağışlayın.