Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri için, adayların kendilerini, partilerini ve programlarını anlatacak zaman çok az.
1950’li yıllarda, Millet Partisi Genel Başkanı Osman Bölükbaşı, radyoda konuşabilmesi için ayrılan dakikalar sınırlıydı. Bölükbaşı da, kendine ayrılan 5 dakikalık konuşma içinde, başkalarının +15 dakikada söylediklerinden çok söz aktarırdı.
Günümüzdeki siyasi partilerin yöneticileri ve adaylar, seçime kadar kalan bir ay içinde 321 köyün, 7 beldenin, merkez ilçeyle birlikte 6 ilçenin hepsine gitme olanaklarını bulamayacaklar. İlçelere gidebilirler ama belki köylerin dörtte birine, ancak gidebilirler.
Ne olacak o zaman?
“Görebildiklerime anlattım, göremediklerim de haber yolladım” olacak.
Neden?
Seçimlerin ne zaman yapılabileceğine karar verme de gecikildi. “İki ayağın bir pabuca sokulması” deyimi vardır ya, partiler ve adaylar o duruma sokuldu.
Gümüşhane’de yerel radyo ve televizyon yok. Hiç olmazsa bu sözlü yayın organları aracılığıyla seçmenlerin çoğuna ulaşılabilirdi.
Geriye ne kalıyor?
Geriye, yerel gazeteler, ulaşılabildikleri mekânlar, iftar yemekleri, açık ya da kapalı yerlerde toplantı düzenlemeleri kalıyor.
Ülke geneline hitap eden televizyonlar da, hiç olmazsa bu seçim döneminde, iktidar ve muhalefete ait partilere yeteri kadar zaman ayırmalılar. “Biz, dilediklerimize fırsat v eririz, dilemediklerimize konuşma olanağı sağlamayız” derlerse, o da ayrıca değerlendirilir.
Yerel gazeteler, (Siyasi partilerin yayın organı şeklinde çıkmıyorlarsa) özellikle haber açısından, siyasi partiler arasında bir ayırım yapmamalı, her partiye ve adayına olabildiği kadar yer ayırmalıdır. Gazeteciler ve gazete sahipleri, haberin birini görüp, diğerini görmemek gibi bir eğilim göstermemelidir. Ayrıca, gazeteler kışkırtıcı biçimde haber yapmamalı, olabildiği kadar tarafsız kalmalıdır.
Siyasi partilerin ve adaylarının duyuramadıkları düşüncelerini gazeteler üstlenebilirler. Çünkü halk, siyasilerden duyamadıklarını gazetelerden öğrenebilirler.
İçinde bulunduğumuz 2023 yılı 14 Mayıs seçimleri bu sene böyle oldu. Gelecek seçimlere de kim öle, kim kala.
Hayırlısı ne ise, o olsun.