Kimi halk deyimlerini, kimi atasözlerini, kimi, yazarı belli olan-olmayan özlü sözleri, yazılarımda birden çok kullandığımın farkındayım. Öğle durumlar oluyor ki, o deyimlerin ve o özlü sözlerin ifade ettiği anlamı ortaya koyacak bir başka bir deyim gelmiyor aklıma.
İstanbul’un işgali yıllarda iki gözü de görmeyen bir yurttaşımız, Neyzen Tevfik’e ortalığın halini sormuş. Neyzen’de “Gördüğün gibi” demiş.
İki gözü de görmeğe biri nasıl görür?
Kapkaranlık.
Bugün de bakıyorum ve pek çok alanda bir aydınlık göremiyorum.
103 yıllık Cumhuriyet Halk Partisini bölmek için bahane aradılar ve bölecek adamı buldular. CHP halkının büyük çoğunluğunun kendisiyle birlikte olamayacağını bile bile, partinin parasının, İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de ve ülkemizin pek çok yöresindeki mal varlığının üstüne oturdular. Şimdi, har vurup harman savuruyorlar. Asım CHP’liler YENİ PARTİ adıyla bir parti kurdular. CHP’yi parçalamak için sahaya sürülenler azınlıkta kaldı. Seçimlere kadar küçüldükçe küçülecekler.
Oysa yapacakları ödev belliydi. Madem ki, kendilerini yetkili kıldılar. Diyeceklerdi ki, “Arkadaşlar, ilk yapacağımız iş, partiyi genel kurultaya götürmektir. Genel kurultayda yönetime kimler gelirse, partiyi onlar yönetecek, yönetime gelemeyenler de, Partimizin başarısı desteklerini sürdürecekler”
Yapılacak işbu idi. Ama öğle yapmadılar. Partiyi bölmek, parçalamak, küçültmek, ekişiz konuma getirmek neyi gerektiriyorsa, onu yapıyorlar şimdi.
Sözlü ve yazılı basında, dinlediklerimize bakılırsa, parayla kimi insanları bir araya getirerek toplantı yapıyorlar.
Gerçek devlet ardamı bunu yapar mı?
Ama başka yapacakları bir şey yok. Aldıkları grevin gereğini yerine getiriyorlar.
Dereler zaman zamlan taşar, çevresine zararlar verir, sonra yatağını bulur ve yoluna devam eder.
Hayatta, HASAN olarak bildiğiniz kişi, kendine özgü nedenlerle, Hasan adını çevirip Hüseyin’e dönüştürüyor. Bir değişiklik olur mu o kişi de?
Kesinlikle bir değişiklik olmaz.
Niye olmaz?
Çünkü önceki Hasan ne ise, şimdi ki Hüseyin de odur.
Suların önce taşıp sonra yatağına dönmesi gibi, önceki CHP de, yeni adı, YENİ PARTİ ile aynı çizgide yoluna devam edecek ve istediği menzile ulaşacaktır. 70 Yılı aşan deneyimlerimle vardığım sonuç budur.
Bu yazıyı da hiçbir beklenti içinde yazmıyorum. Kimseye yaranmak ya da aferin almak gibi bir beklentim yok. Sadece gördüğümün faturasını çekiyorum. Hepsi bu.