Ayşe Sucu; İlahiyatçı ve edebiyatçı olarak bilinen, gazetecilikten önce kamuda çalışan bir yurttaşımızdır.
Kuruluşundan itibaren sürekli okuduğum gazetelerden biri de SÖZCÜ Gazetesidir. 2 Ocak 2024 tarihli yazısında Ayşe Sucu’nun “Allah’a Ismarladık” başlıklı yazısını okudum.
Tüm gazetecilerin yazılarından siyasal alandaki düşünceleri az-çok anlaşılır. Ayşe Sucu’nun hangi partili olduğunu bilmiyordum. Çünkü hiçbir yazısında, parti sözü ettiğine, bir partinin yararına, bir başka partinin zararına cümle kurduğuna da rastlamadım.
Rastlasam ne olurdu?
Hiçbir şey olmazdı. Yazılarını okumaya yine devam ederdim.
Ayşe Sucu, yazılarında genellikle ve yeterlilikle dini konuları ele alıyor, edepli, ahlaklı, dürüst iyi insan olmanın yol ve yöntemleri üzerinde duruyordu.
Sözünü ettiğim “Allah’a Ismarladık” başlıklı yazısından öğrendim ki, Ayşe Sucu İyi Parti’denmiş. Sözcü Gazetesi de bu yüzden yazılarına son vermiş.
57 yıldan beri, Gümüşhane İl Merkezinde kurduğum Kuşakkaya Gazetesinde yazılarımı sürdürüyorum.
Eğer, yazılarınızı yayınladığınız gazete siyasi partilerden birinin yayın organı değilse, hiçbir yazınızda, oylarınızı şu partiye verin, bu partiye vermeyin gibi bir ifade kullanmanız etik olmaz. Tüm yazılarınızda olaylara ve insanlara parti tarafı tutmadan yaklaşmanız, hiçbir insana ve olaya, yalnız siyasi partilerden birinin penceresinden bakmanız güvenirliğinizi yitirir.
İstediğiniz partiye oyunuzu verebilirsiniz. Kamuoyu da sizin hangi partiye oy verdiğinizi bilebilir. Yazılarınızda tarafsızlığınızı koruyabiliyorsanız, eğriye eğri, doğruya doğru dediğinize inandırabiliyorsanız, hiç kimse sizin hangi partiye oy verdiğinize bakmaz.
Partilerin ötesinde insanız. Hiç kimse, hiçbir açıdan bizim gibi düşünmek zorunda değildir. Kimliğimizi, kişiliğimizi bildikleri halde, değişik partilere oy veren dostlarımız var. O dostlarımızdan birisi bizimle aynı partiden olmayan başka bir partiye adaylığını koyarsa, gazeteci olarak, onların görüşlerini yazılarımızda ve haberlerimizde yansıtmaktan uzak durmayız. Bu durum, bizim yön değiştirdiğimiz anlamına gelmez, sadece dostluk anlayışımızı, vefa duygumuzu ortaya koyar.
Sözcü Gazetesinin, yalnızca İyi Partili olduğu için Ayşe Sucu’nun gazetedeki yazılarına son vermelerini doğrusu yadırgadım.
Komünist olmak suç değil çağımızda. Gençliğimde de, orta yaşlılığımda da, bugünkü çağımda da komünizmi benimsememiş biri olarak, sadece dünyanın takdirini kazanan bir şair olan Nazım Hikmet’i beğenmem suç mu?
Yaşamını, konuşmalarını ettik bulmam ama şair olarak Necip Fazıl Kısakürek’i de benimserim.
Son söz olarak; şairse şiirlerini, Yazarsa, yazılarını ve kitaplarını, yönetici ise, yöneticiliğini ve siyaset adamlığını takdir ettiğim insanlar vardır. O insanlar, siyasi alanda benim gibi düşünmüyorlar diye, onları takdir etmekten vazgeçmem.
Doğrudur, yanlıştır bilemem ama, bizim bakış açımız bu.