Türkiye İstatistik Enstitüsünün verilerine göre ekonomimiz %7 büyümüş.
Büyüme rakımını doğru bulsak bile, ardından bir soru sormamız gerekiyor:
Kimler büyüdü?
Ekonomik yönden; emekliler büyümedi, memurlar büyümedi, işçiler büyümedi, çiftçiler büyümedi, esnaflar büyümedi, müzisyenler büyümedi, sanat dallarının hiç bir bölümünde büyüyen olmadı, on milyonu aşkın işsizler iş buladı ki, büyüsün.
O zaman büyüyenleri de söyleseler de, biz de kimlerin büyüdüğünü öğrensek iyi olacak.
Yukarda isimlerini saydıklarımızın tümü halkı oluşturuyor. Halkın hiçbiri rahat ve huzur içinde değil.
Ekonomistler zaman, zaman fert başına düşen ulusal gelirden söz ederler.
Fert başına düşen ulusal gelir nedir?
Ulusal geliri Türkiye nüfusuna bölüyorlar, fert başına düşen gelir ortaya çıkıyor. Bu hesaba göre, fert başına düşen gelir de önceki yıllara karşın azaldı.
TÜİK büyüdük derken, ekonomistler fert başına düşen geliri açıklarken, herkes kendi kesesine bakıyor.
Bir artış var mı?
Yok.
Çünkü ulusal gelir adil bir şekilde dağılmıyor ki, herkes de büyümeden payını alsın.
O zaman ne oluyor?
Nüfusumuzun % 95 i büyümüyor, %5’i büyüyor.
Büyüyen kesim de belli.
Paranın kaynağında oturanlar büyüyor. Türkiye’nin en büyük inşaatlarını 5 iş adamı bölüşüyor. İhaleleri hep onlar alıyor. Ülkeyi yönetenler, bu 5 iş adamından hangisine haber gönderse istedikleri 300, 500 milyon dolarları havuzda birikmesi için, hiç itiraz etmeden hemen gönderebiliyorlar. O havuzda birikenler de, gerekli kişilere ya da kurumlara ulaştırılıyor.
Kimlere ulaştırıyor?
İktidara destek olanlara ulaştırılıyor.
Ne demek bu?
Bizdensen al, bizden değilsen sefalete katlan demek
Ekonomimizin büyüme öyküsü de böyle.