Ülkemizi yasa boğan 6 Şubat Depremi nice güzel insanı çekip kopardı hayatımızdan. Resmî rakamlara göre elli bini aşkın insanımız bu dehşetli depremlerde hayatını kaybetti. Bunlardan biri de Kahramanmaraş’ta depreme yakalanan ve vefat eden Dr. Oğuz Paköz’dü.
Şahsen merhum Dr. Oğuz Paköz’ü yüz yüze görüp tanıma fırsatım olmasa da, kendisi ve arkadaşları tarafından büyük özverilerle Kahramanmaraş’ta çıkarılmakta olan ve Türkiye’nin ve dünyanın birçok yerine gönderilmekte olan Alkış dergisi vesilesiyle kendini gıyaben tanıma imkânı buldum. Alkış dergisinde onlarca yazım ve şiirim yayımlandı.
Merhum abimiz Dr. Oğuz Paköz edebiyata sevdalı bir insandı. Tam bir kültür ve cemiyet adamıydı. Şahsî birikimini kültür ve sanata vakfetmede asla tereddüt etmezdi. Alkış dergisi yayımlanır yayımlanmaz edebiyat meraklılarına gönderirdi. Bunlardan biri de benim. Her iki ayda bir Alkış dergisinin yolunu gözlerdim. Bazen dergiyle birlikte kendinin veya dostlarının yeni çıkan kitaplarını gönderme lütfunda bulunurdu. Bunlar için hiçbir ücret talep etmezdi. Uzun yıllar boyunca yolunu gözlediğim Alkış dergisini posta kutumda bulduğumda mutlu olurdum. Dergide yazı ve şiirlerim yayımlandığında mutluluğum ikiye katlanırdı.
Alkış dergisi edebiyatın tüm zamanlardaki parlayan yıldızı Kahramanmaraş’ta yayımlanan, Anadolu’nun bağrından çıkan mütevazı, şirin ama bir o kadar da dopdolu bir dergiydi. Kahramanmaraş Kültür Sanat Evi Derneği yayın organı olarak iki ayda bir okuyucularının karşısına çıkardı. Hem matbu hâliyle hem de pdf hâliyle okuyucularıyla buluşurdu. Son sayısı (127. sayı) Ocak-Şubat 2023 tarihiyle okuyucularıyla buluşmuştu. Kim bilebilirdi ki kıymetli Oğuz Paköz’ün bu dergideki son yazısını okuyacağız. Hayat onun için enteresan, acı ve tatlı sürprizlerle dolu. Bugün varsın, yarın yoksun. Ân bu ân, gün bugündür.
Maraş’ın edebiyatımıza güzel bir armağanı olan Alkış dergisi Kahramanmaraş’ın gönül göğünde ışıyan parlak bir yıldızdı. Onun gibi nice yıldızlar (Dolunay, Hamle, Ardıç…vb. ) bu edebiyat göğünde yıllarca parlayıp miadı dolunca da sönmek zorunda kalmışlardı. Sözün bu noktasında merhum Dr. Oğuz Paköz’ün Alkış dergisinin kuruluş ve yayın süreciyle ilgili o samimi duygu ve düşüncelerine yer verelim: “Dergimiz Alkış’ın ilk sayısı Mayıs 2002’de yayımlanmıştı. İlkin aylık çıkmayı amaçlamıştık ama hemen ikinci sayımızda tökezledik. İkinci sayımız, tasarladığımızdan bir ay sonra çıkabildi. Sonraki dört sayıyı aylık olarak çıkarttık ama bu işi aylık olarak sürdüremeyeceğimizi anlamıştık. 2002 yılının Kasım ayından bu yana -altıncı sayıdan başlayarak- iki ayda bir çıkmaya başladık. O günden bu güne değin bu düzenimizi hiç bozmadık. Dolu dolu bir on beş yılı geride bıraktığımızı düşünüyorum. Bu birlikteliğimizin uzun yıllar daha sürmesi en büyük dileğimizdir.”
Kahramanmaraş’ın meselelerini kendine mesele edinen, gücü yettiğince de bunları sırtlamaya çalışan Dr. Oğuz Alp Paköz başarılı bir hekimdi. Yani insanların bedenlerini sağaltmayı kendine meslek ve şiar edinmişti. Fakat o, insanları sadece bedenden ibaret bir varlık olarak görmüyordu. Onun için de insanların ruhlarına ve duygu dünyalarına da yönelmeyi, bu ikisini birlikte yapmayı daha doğru ve faydalı olarak görüyordu. Alkış dergisi de bunun ete kemiğe bürünmüş somut bir hâli olarak, bütün güçlüklere rağmen varlığını sürdürüyordu. Dilerseniz sözün bu noktasında Kahramanmaraşlı bir aydın ve bir tıp adamı (hekim) olan Dr. Oğuz Paköz’ün hayatına biraz daha yakından ve etraflıca bakalım:
Tam adıyla Oğuz Alp Paköz, 1947’de Maraş’ta doğdu. Aile kökleri Horasan’dan kalkıp Anadolu’yu yurt edinen Kayaoğlu Türk boyunun Eminoğlu koluna değin uzanır. Eğitimine mahalle hocalarından Kuran, Arapça ve Osmanlıca dersleri alarak başladı. İlk ve orta öğrenimini Maraş’ta tamamladı. Kahramanmaraş Lisesinde başlayan lise öğreniminin son sınıfını Gaziantep’te tamamladı. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesini 1974’te bitirdi. Hekim olarak göreve başladı. Adana Çukurova Üniversitesinde Biyokimya alanında ihtisas yaptı. Biyokimya uzmanı olarak kendi özel laboratuvarını kurdu. Biyokimya uzmanı ve başhekim olarak hizmet verdi. STK’larda görev alarak sosyal faaliyetlerin içerisinde oldu. Türk Ocağı Kahramanmaraş Şube Başkanlığı ve Tabipler Odası Kahramanmaraş Şube Başkanlığı görevlerini yürüttü. Kahramanmaraş Güreş İhtisas Kulübünde yönetici olarak bulundu ve Karakucak güreşlerinin yaygınlaşması için büyük bir çaba gösterdi.