Kime ait başlığa aldığım bu cümle?
İsmet İnönü’ye ait.
Biliyorsunuz ama yineleyelim. İsmet İnönü; Atatürk’ en yakın silah arkadaşı. Atatürk, Kurtuluş Savaşında İnönü’yü, Batı için Komutan atadığında, İnönü’den daha kıdemli olanlar karşı çıkmıştı. Atatürk’ün yanıtı şu olmuştu: “Savaşı omuzlar değil, kafalar kazanır”
Kim iç in ve ne amaçla söylemişti İnönü; Devlet adamı yalan söylemez” diyerek, CHP ‘ye büyük yararlıkları dokunan, iyi eğitim almış, 7 dil bildiği söylenen bir devlet adamlı için.
Olay ne idi?
Amerikalı Albay, ülkemiz için sır olarak saklanması gerekin bir sözden dem burmuştu. İnönü bu sözün kim tarafından söylendiğini araştırdı. Ben söylemedim” diyen yakını tarafından söylendiğini saptadı ve o kişiyi yanından uzaklaştırdı. İşte o zaman “Devlet adamı yalan söylemez” demişti.
Atatürk, İnönü, Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir ve sivil yaşamdaki pek çok devlet adamı, suç işleyenler, en yakın arkadaşları da olsa, af etmezlerdi.
Atatürk’ün devre arkadaşlarından birinin de adı yolsuzluğa çıkmış, Atatürk; “Sevdiğimiz bir arkadaştır, umarım suçsuzluğu saptanır” demiş, suçlu olduğu anlaşılmış ve suçunu çekmiştir.
27 Mayıs ihtilalinden sonra kurulman CHP-AP ve YTP’ nin oluşturduğu koalisyon Hükümetinin Başbakanı İsmet İnönü, Kıbrıs’ta Makaryos’un zulmüne karış önlem almayı planlamıştı. Amerikan Başkanı Jonson, Türkiye’yi NATO’dan çıkarmak gibi bir laf etmişti. İsmet İnönü’de o’na karşı: “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de, o dünyada yerini alır” demişti.
İsmet İnönü’nün yılların kahrına uğramadan Kuşaklar boyu ÖRNEK ALINACAK, pek çök özdeyişi vardır.
“Bir memlekette, namuslu insanlar, en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memleket için kurtuluş yoktur” sözü de bunlardan biridir.
Gerçek devlet adamları, nerede, ne zaman, sözü nasıl söyleyeceğini bilirler.
Yalnız içinde bulunduğumuz yüzyılda değil, daha önceki yüzyıllarda da halk ozanları:
“Besbelli dünyanın sonuna kaldık
Yiğit belli değil, mert belli değil
Herkes yarasına derman arıyor
Dav a belli değil, dert belli değil” diye yakınmışlar
Bu yakınmalar yüzyıllar boyu sürüp gidiyor demek.
İyi ki, sayları çok fazla olmasa da devlet adamları, siyaset adamları, bilim adamları ve halk ozanları var. Sıkıştıkça onlar yolumuzu aydınlatıyor.