Yazının başlığındaki ifadenin; 1883-1976 tarihlerinde yaşamış olan Necmettin Okyay’a ait olduğu bilinmektedir. Zaman içinde, halk tarafında kabul edilmiş ve zaman zaman kullanılır olmuştur.
Birisi, güzel bir hizmet yapmış, güzel bir eylemde bulunmuş, ya da güzel bir söz söylemişse, takdir edilmeli, iltifat görmelidir.
Kentimizin temiz tutulması konusunda çok yazı yazdığımı anımsıyorum. Kentin temiz tutulması konusunda sorumluluğu da yalnız Belediye ye bağlamış değilim.
Kentlerin temizliği elbette Belediyelere aittir. Ama kentlerde yaşayan bizlerin, çevreyi temiz tutma konusunda bir sorumluluğu yok mudur?
Elbette vardır. Belediye temizleyecek diye; Parkları, caddeleri, kaldırımları kirletmek marifet midir?
Hepiniz görmüşsünüzdür. Adam içtiği sigaranın izmaritin ya da boşalan kâğıdını bulunduğu yere bırakıyor. Buna hakkı var mıdır? Hiç birimizin de sesi çıkmıyor, uyarmıyoruz yanlış yapanları.
Bu konudaki bir yazıyı birkaç gün önce yazmış v e yolumun üzerinde nerelerin kirletildiğini belirtmiştim. Dün, aynı yerlerden geçerken baktım ki, oralar temizlenmiş. Sanırım Belediye temizledi. Temizleyen Belediye ya da bir başkası ise, teşekkür etmek borcumuz.
Necmettin Okyay’a ait olan “Marifet İltifata tâbidir” ifadesini de bunun için kullandım.
Kelkit ilçemizden, Feyzanur Azizoğlu’nun Boks Milli takımında yer almasını ve Çin de ülkemizi temsil etmesini, ayrıca Şiranlı Atletimiz Ayşe Demir’in Türkiye Pist Şampiyonasında 5 altın 1 de gümüş madalya almasını tüm yerel gazetelerimiz yazdı. İltifatı hak etmediler mi bu sporcularımız?
Elbette ettiler. Bundan sonraki başarılarını da ve daha başka alanlarda gerek ilimizden gerekse ülkemizden bu tür başarılara imza atanları izleyerek yazacağız.
O başarılardan onlar gibi, bizler de onur duyacağız. Başaranların yanı sıra, başkalarının da onur duymaları hem özendirecek, hem de onları daha ileriye taşıyacaktır.
İşte bunun için “Marifet, İltifata tâbidir”.