enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

BU FELAKETİN ALTINDAN ZOR KALKARIZ

19.02.2023 17:43
0
A+
A-

Ülkemiz tarih boyunca çok felaketlerle karşılaştı. Çünkü deprem fay hattı üzerinde kurulmuş bir ülke.

Yine tarih oyunca; depremler, beller, kuraklıklar, kıtlıklar, savaşlar yüzünden nice insanımızı kaybettik, nice canlar yitirdik.

Bizim yöremizde 27 Aralık 1939 yılında yaşanan Erzincan depreminin üzerinden 83 yıl geçmesine karşın, o depremin anıları hala söylenir.

1999 yılında meydana gelen Marmara depreminin yaralarını henüz sarmış değiliz.

Öncekiler bir yana, son 80 yıl içinde, ülkemizin pek çok yöresinde meydana gelen depremler çok can aldı ve çok zarar verdi.

Bu depremlerin hiç biri, Güneydoğu Anadolu depremi kadar ağır olmadı.

Deprem üzerinden, bu satırların yazıldığı tarihe kadar 12 gün geçti. Mal ve can kayıplarını henüz ayrıntılı bir şekilde ortaya koyabilmiş değiliz. Belli ki, bir süre daha bekleyeceğiz bu konuda.

Depremlere, Türk Ulusu olarak hazır olmadığımız ortada. İyi organize olamadığımız ortada.

Ülke içinden ve başka ülkelerden yapılan yardımları bile isabetle, firesiz yerlerine ulaştıramadığımızı gördük.

Şu kadarını tahmin etmek çok güç değil, biz bu felaketin altından 30 yılda zor kalkarız.

Önümüzdeki bir yılda değil, birkaç yılda, depremlerde sağ kurtulanları belki bir yerlere yerleştirebiliriz. Onları kalıcı konutlara kavuşturabiliriz ama kısa sürede olmaz.

Ne var ki, Yıkılan depremlerle birlikte yalnız canları kaybetmekle kalmadık, o yerle bir olan binalarda yaşayanların anılarını da kaybettik. İşte unutulmayacak olan da budur.

80 yıl öncesinde olmasa da, son 50 yıldan beri, bili adamlarımız, nerelerde, ne ölçüde deprem olacağını söyledi durdu. Yalnız kesin tarihini ve saatini söylemediler.

Halk olarak, bireyler olarak ve devlet olarak ne önlem aldık?

Hiç.

Kahraman Maraş’ta, yüksek bir binanın üst katlarında oturduğunu söyleyen bir vatandaş, Prof. Dr. Naci Görür’ün uyarısını dinleyerek Apartmandan ayrılmış, tek katli bir binaya yerleşmiş.

Sonra ne olmuş?

O çak katlı bina tümüyle yıkılmış ve çok canlar ölmüş. O tek katlı binaya yerleşen vatandaş Naci Görür’e telefon ederek kendisine minnet borçlu olduğunu, can borçlu olduğunu söylemiş.

Bu güne kadar ne oldu oldu. Hiç olmazsa, bundan sonra bilim adamlarının söylediklerini can kulağıyla dinlemeli ve gereğini yerine getirmeliyiz.

Ülkemizin 81 ilinden, İstanbul’da yaşayanlar var. Herkesin bir yakını var İstanbul’da, İstanbul’da bir deprem anında bile kaçabileceğimiz alan bırakmadık. Gördüğümüz her boşluğa, imar planlarında değişiklik yaparak her yeşil alana bina yaptık,

İstanbul’un olası bir depremden yıkılması, ülkemizin tümünü yıkar. Kaybettiğimiz canları yerine getiremeyiz ama belimizi de 100 yılda doğrultamayız.

Hiç olmazda, bugünden itibaren, bilim adamlarının söylediklerine kulak verelim. Yarın çok geç olmadan, ne gerekiyorsa, şimdiden yapalım.

Bilim adamlarının sözlerini tutmazsak, insanımıza ve ülkemize çok büyük zarar verir, vebal altında kalırız.

Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2025 11:49
08.02.2024 13:18
16.07.2025 13:47
10.09.2024 15:44
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.