Samsun da bir kamu kuruluşunda bulunan Atatürk Heykeli, nasıl olmuşsa, hurdacının eline geçmiş. Heykel dediğimiz küçük bir şey değil, büyük boy bir heykel. Gözden kaçması da düşünülemez.
Sözünü ettiğimiz kamu kuruluşu,’’Biz tamir için vermiştik’ diyor. Öyle ise, hurdacının eline nereden geçti sorusunun sormak gerekmiyor mu?
Her ne ise, Son yıllarda Atatürk’e, Atatürk ilkelerine karşı alerji duyanların sayısında bir artış var.
Bugün, Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içinde hür ve bağımsız yaşıyorsak, bunu Büyük Atatürk ve silah arkadaşlarına borçluyuz.
Atatürk ve arkadaşları, Türkiye’yi yalnız bağımsız bir devlet haline getirmekle yetinmedi, Önce Türkiye Büyük Millet Meclisini kurdu. Kurtuluş Savaşında alınan tüm kararları Meclis kararıyla uyguladı. Sonra Cumhuriyeti getirdi. Hiçbir dış yardım almaksızın, 15 yıl içinde, akla sığmaz yatırımlar gerçekleştirdi. Türkiye Cumhuriyeti Devletini, tüm dünyada itibarlık bir konuma getirdi.
İngiliz Dış İşleri Bakanı bile, Çanakkale savaşlarında uğradıkları yenilgiyi şöyle anlatmıştı ülkesine: Her yüz yılda bir, dünyaya bir DAHİ gelir. (Atatürk’ü kastederek)” Ne yaparsınız ki, o da bu yüz yılda Türklere nasip oldu” mazeretine sığınma zorunda kalmıştı.
Ülkesine, bunca büyük hizmetleri dokunan ve bütün dünyanın hayranlıkla kabul ettiğimi, büyük devlet adamı Atatürk’ü nasıl bir köşeye atarız?
Anlamak gerçekten mümkün değil.
Samsun’da hurdacıda bulunan Atatürk’ün boylu heykeline dönecek olursak, geçmiş yıllarda, Rize ilimizde bulunan Atatürk Heykelini, o zamanki Belediye Başkanı kaldırmış, birde muhafaza altına almıştı. Türkiye çapında büyük tepki geldi. Belediye Başkanı tepkiler karşısında,, biraz gecikmeli de olsa, Hükümet konağının yakınlarında bir yere koydu.
Yazının başlarında da belirttiğimiz gibi, Samsun ilimizde, bir hurdacı işyerinde bulunan Atatürk heykeli konusunda da. Sanırım valiliğinin gerekli incelemeleri yaptıracağını umut ediyoruz.
Toplumun da bu konurda duyarlı olduğuna inanıyoruz.