enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Asil ve Necip Bir Milletin Kıyameti ve Kıyamı-3 

08.02.2024 13:17
0
A+
A-

Deprem sonrasında insanların giyimine kuşamına, rengine, cinsiyetine, düşüncesine, köklerine ve kökenlerine bakmadan Türkiye olarak hep bir ve beraber olduk. Pergelin sivri ucunu insan merkezine koyarak 360 derece döndürdük. Şefkat ve merhamet bağıyla bağlandık birbirimize. On bir ilin acısı 81’e bölündü. Coğrafyamız zemheride buz tutsa da kalplerimiz birbirine alabildiğine ısındı. Sevgi ve merhamet çırasıyla ışıdı ve ısındı gecelerimiz. Böylece elimizden geldiğince acıları ve yanan kalpleri söndürdük. Umutların yeşermesi için bir olduk.

Yürek yakan görüntülerle insanın içini ısıtan görüntüler yan yanaydı o dehşetli demlerde. Olan biteni korkulu ve meraklı gözlerle anlamaya çalışan çocuklar, kumbaralarında biriktirdiklerini paylaştılar acının vurduğu kardeşleriyle. Hayvancılık yapanlar ineğini, koyununu satıp parasını gönderdi ihtiyaç sahiplerine. Maharetli ev hanımları ördükleri kazak, atkı ve bereleri ulaştırdılar derme çatma çadırlarda soğuktan tir tir titreyen ailelere. İkinci evi olanlar hiçbir maddi karşılık beklemeden evlerini tahsis ettiler evsiz kalanlara. Tek evi olanlar da bir göz odalarını onlara ayırdılar. Aynı sofrada Allah ne verdiyse ondan kardeşçe yediler. Tandırı, kuzinesi olanlar ekmek pişirip gönderdi ekmeksiz kalan kardeşlerine. Bu bir merhamet seferberliğiydi. Bu bizi biz yapan değerlerin dirilişi, ruhların insicamıydı.

Depremle birlikte unuttuğumuz fedakârlık, vefakârlık, cefakârlık ve diğerkâmlık gibi nice hasletleri görme ve yaşama imkânı bulduk. Yurdun dört bir yanından deprem haberini duyanlar çoluğunu çocuğunu arkada bırakıp depremzede kardeşlerine yardım için amasız, fakatsız, beklentisiz, çıkar gözetmeksizin ve takdir beklemeksizin yollara düştü. Büyüğüyle küçüğüyle, kadınıyla erkeğiyle 85 milyonluk Türkiye hayırda yarışa girdi. Pek de umutlu olmadığımız gençlerimiz, oluşturulan yardım merkezlerinde omuz omuza verdi. Öyle ki bu merkezler arı kovanına döndü. Askerlerimizin enkaz altından çıkanlara botlarını  ve parkalarını vermeleri hâlâ gözlerimizin önündedir. Yurdun dört bir yanındaki çocukların oyuncaklarını ve elbiselerini deprem bölgesindeki çocuklarla paylaşmaları nasıl unutulur? Merhamet ve paylaşma duygularının somut nişanesi olan bu iyilik hareketi hepimize iyi geldi.

Çöllerde açan umut çiçeğiydi birlik, beraberlik ve dayanışma…

Kanaatimiz odur ki hayat paylaşmakla anlamını bulurdu. Hem paylaşmak sadece maddî varlıklarla sınırlı değildi. O kara geceden ve gün ortası karanlığından sonra güzel ve aydınlık bir dünya için güç birliğine, birlik ve beraberliğe bugün dünden daha çok ihtiyacımız olduğunu düşünerek milletçe elimizde avucumuzda her ne varsa onu depremde mağdur olan kardeşlerimizle paylaştık. Onların acılarını kendi acılarımız bilip azaltmaya gayret ettik.

O gece içimizdeki fay kırıkları büyüdükçe büyüdü. Bu ahvalde kendi acısını unutanlar büyük bir diğerkâmlık örneği göstererek başkalarının acılarını dindirmeye koştu.

Birlik olmasa yürek tarlalarımız çoraklaşırdı, kevser hükmündeki pınarlarımız akmaz olurdu. Birlik bizi daima iri ve diri tutardı. Çöllerde açan umut çiçeğiydi birlik. Sis bulutlarının ufku kuşattığı demlerde şefkatli bir anne gibi okşardı dağınık saçlarımızı. O ki gül kokusunu taşırdı iklimimize. Ruh darlığını genişletir, tutsak duygulara kapı aralar, yenik yanlarımıza zafer muştulardı. Onunla ceylanlar bile aslan kesilirdi dağların uçsuz bucaksız ıssızlığında. Bunları tarihî tecrübelerimizle öğrenmiş, bir çeşit sağlamasını yapmıştık.

Bu kara günler, yakınlarını kaybedenlere taziye günüydü. Bu hüzünlü günler acıların yaktığı yürekleri teselli etme günüydü. Bu gamlı günler acıları paylaşma günüydü. Bu kederli günler mezhep ve meşrep ayrımı gözetmeden yardımlaşma ve dayanışma günüydü. Bu kas(a)vetli günler muhacir hükmündeki depremzedelere ensar olma günüydü. Bu asil ve necip millet de (b)öyle yaptı. Milletimiz güçlerini birleştirerek sımsıkı kenetlendi. Depremin yerle bir ettiği, solmaya yüz tutmuş umutları milletçe tekrar yeşerttik. Şerha şerha yarılan yaraları omuz omuza, sırt sırta vererek iyileştirdik. Birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruyla hareket ederek nice sıkıntıları ortadan kaldırdık. Depremin beraberinde getirdiği kayıplar neticesinde umudunu ve direncini kaybetmiş insanlara umut ve direnç aşıladık. Dar günlerimizde hep yanımızda olan devletimizle elbirliği yaparak bir nehir misali akan kanlı gözyaşlarını olabildiğince dindirdik. Soğuk kış gecelerinde yuvaları başlarına yıkılanlara yuva olduk.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.