18 Mart Çanakkale Deniz Savaşının yıldönümü, aynı zamanda yaşlılara saygı haftasının başlangıcıdır.
Uzun yıllar önce, bir okulun düzenlediği Çanakkale Deniz Savaşıyla ilgili etkinliğe katılmıştım. Etkinlik sonrası okul yöneticileri bana ve diğer geceye katılanlardan bir iki kişiye, etkinlikle ilgili görüşlerimizi sordular. Görüşleri sorulan iki kişi etkinliği çok iyi bulduklarını söylediler.
Ben de; öğrencilerin rollerini çok başarılı bir şekilde yaptıklarını, hem öğrencileri, hem de öğrencileri yetiştiren öğretmenleri kutladığımı ifade ettikten sonra, “Çanakkale Deniz Savaşının kazanılmasında Mustafa Kemal’in hiç mi rolü yoktu?” diye bir soru yönelttim.
Etkinlik, genellikle Mehmet Akif Ersoy’un Boğaz harbini dillendiren Şiiri üzerine bina edilmişti. Soruma yanıt vermediler, sessiz kalmakla yetindiler.
18 Mart öncesi geçen Cuma hutbelerinde de 18 Mart’tan söz edildi ama Mustafa Kemal’den söz edilmedi. Hutbeleri Diyanet İşleri Başkanlığı hazırlıyordu.
Başta Çanakkale Zaferi olmak üzere, Milli Bayramların tümü, Mustafa Kemal Atatürk’ün eseridir. Yalnız bizim tarihimiz değil, dünya tarihi bunu böyle bilmektedir. Atatürksüz Çanakkale Deniz Zaferini ve diğer ulusal Bayramlarımızı kutlayanlar yalnız kendilerini küçültürler. Ne Atatürk küçülür, ne de Türk ulusu. Bu gerçek de böyle bilinmelidir.
18-24 Mart arası Yaşlılara saygı haftasında ne televizyon kanallarında, ne de Ulusal gazetelerde dişe değer bir haber ve makale gördüm.
Yaşlılar hayalleriyle, gençler de umutlarıyla yaşar.
Bu haftayı yeterince değerlendirmeyenlerle birlikte, gençler de bilmelidirler ki, herkes günü gelince yaşlanacak.
Bir hoca efendiye; “Seyahat halinde ve hastalık halinde kılınamayan namazlar nasıl ödenir?” diye sormuştum. “Nasıl borçlanılmışsa, öyle ödenir” demişti.
Yaşlılarına önem vermeyen, onları görmezden gelen gençler de, yaşlılarına nasıl davranırlarsa, yaşlandıklarında, karşılığını da öyle alırlar. Bu kesin yargı; 2 ile 2’nin çarpımının ya da, toplanmasının 4 etmesi gibidir.
Allah; Çanakkale Deniz Zaferini Atatürksüz kutlayanlara da, yaşlılara gerekli saygıyı, ilgiyi göstermeyen gençlere de akıl ve izan versin.
Başka ne diyelim?