enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Yürekleri Donduran Sarıkamış Harekâtı-2

29.12.2023 08:00
0
A+
A-

Hasan İzzet Paşa’nın “senenin en uzun ve en soğuk günlerinde” yapılan bir harekâtın, büyük bir hüsranla sonuçlanacağını ısrarla söylemesine rağmen bu uyarılara kulaklarını tıkayan Enver Paşa, Hafız Hakkı’nın verdiği raporlara güvenerek harekât kararını almıştır. Enver Paşa güya Kafkasya fatihi olarak Hindistan’a ilerleyecek, bütün Orta Asya’yı Türk bayrağı altında toplayacaktı. Bu hayaller onu her geçen gün hakikatlerden uzaklaştırmıştır.

Hasan İzzet Paşa’nın “Erzurum ve civarında genel bir savunma yapmak, bahara dek Rusları oyalamak ve ordunun eksikliklerini tamamlayarak taarruza geçmek” fikri Enver Paşa tarafından kabul görmemiştir. Enver Paşa, Hafız Hakkı Bey’in “Dağlar üzerinden yollar keşfettirdim. Bir kısmını kendim de gördüm, bu mevsimde yollardan hareketin mümkün olduğuna kani oldum.” muhtevalı raporlarından daha çok etkilenmiş ve ikna olmuştur.

Böylece Hafız Hakkı Bey yarbaylıktan albaylığa terfi ettirilerek bu harekâtın bir anlamda onayı verilmiş olur. Kışın en sert dönemine rastlayan bu harekâtın biraz ertelenmesini isteyen Hasan İzzet Paşa’ya “Yemin ederim, eğer hocam olmasaydınız sizi astırırdım!” diyerek sert bir şekilde tepki gösteren Enver Paşa, onu kumandanlıktan alarak, görevi bizzat kendisi üstlenmiştir. Böylece Allahüekber Dağları’nın karını, kışını hafife almışlardır. Bu durum onların hırslarının esiri olduklarını gösteren somut bir delildir.

Enver Paşa, “Kafkasya Fatihi” olma hayaliyle gerçekleri görmekten çok uzaktı.

“Kafkasya Fatihi” olma hayaliyle gerçekleri göremeyecek kadar körleşen Enver Paşa’nın Kafkasya’yı fethetme,Orta Asya devletlerini Türk bayrağı altında toplama ve neticede ta Hindistan’a kadar gitme hayaliyle başlattığı, ancak iki hafta sürdürebildiği Sarıkamış Harekâtı, Osmanlı ordusunu paramparça ederek savaşamaz duruma getirmiştir. Bu vahim hadise uzun yıllar boyunca toplumumuzun hafızasında kendine yer edinmiştir.

Koca bir orduyu paramparça eden Sarıkamış Harekâtı, 22 Aralık 1914 tarihinde başlamıştı. Bu harekât, I. Dünya Savaşı sırasında, 22 Aralık 1914 ve 6 Ocak 1915 tarihleri arasında Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında Sarıkamış ve çevresinde (Oltu, Narman, Penek, Horasan, Bardız, Micingirt, Karaurgan, Divik) gerçekleşen muharebelerdir.

Aslında iyi bir vatansever olan ama gerçekleri göremeyecek kadar da körleşen Enver Paşa bu muharebede Napolyon olma hayaliyle gerekli teçhizattan yoksun orduyu çetin kış şartlarında tam bir felâkete doğru sevk etmiştir. Başta yöreyi iyi bilen Hasan İzzet Paşa olmak üzere, tüm uzman kişilerin karşı çıkmalarına rağmen Enver Paşa gerçeklere kulağını tıkamış, kısa süre de olsa pembe rüyalar görerek hayal âleminde yaşamayı tercih etmiştir.

Enver Paşa bu duygular ve hayaller içerisinde zemheri ayının ilk günü olan 21 Aralık’ta orduya saldırı emrini vermiştir. İki haftalık süre içindeki imkânsızlıkların ve tabiat şartlarının getirmiş olduğu olumsuzluklarla ordu, bırakın savaşmayı, karlı dağlarda yürüyemez olmuştur. Allahüekber Dağları’nda kardan, fırtınadan ve tipiden bir adım önlerini göremez hâle gelmişlerdir. Yiyecek temin edilemediği için açlıktan ve zor şartlar altında karlı dağlarda yürümekten bitap düşmüşlerdir. Üzerlerinde kışlık elbiseler olmadığından dolayı aşırı üşütme nedeniyle birçok hastalık baş göstermiştir. İlikleri donduran soğuk, açlık ve yorgunluk adlı üç büyük düşman bir araya gelerek başka düşmanlarla (Ruslarla) savaşmayı, hatta yaşamayı bile imkânsız hâle getirmiştir. Çaresiz askerlerimiz kendi derdiyle boğuşmuştur. Bu durum onların Rusya’ya karşı kendilerini göstermelerini imkânsız kılmıştır.

Askerlik şubelerinden kaput, ayakkabı ve avcı yeleği verilmeden gönderilen askerlerimiz metrelerce karla kaplı dağlarda, sıfırın altında otuz derecede çarıklarla ilerlemek mecburiyetinde kalmışlardır. Askerlerimiz donmamak için ağaçlara tırmanmıştır. Şiddetli kış rüzgarlarının yere yıktığı askerler bir daha ayağa kalkma gücünü kendilerinde bulamayarak oracıkta kalakalmış, kısa zaman içerisinde de donarak adeta kar çiçeklerine dönüşmüşlerdir.  Üzerlerini kapatan bembeyaz kar salkımları askerlerimizin sanki doğal kefenleri olmuştur.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.