enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Umut Mu, Acı Hayal Mi?

03.04.2023 14:32
0
A+
A-

“Gençler umutla, yaşlılar hayalleriyle yaşar” Bir halk deyimimiz böyle diyor.

Gençlerin umutlarında olumlu bir bekleyiş, bir heyecan, bir plan proje vardır. Yaşlıların hayallerinde ise geri dönülmesi mümkün olmayan, iç karartıcı bir burukluk ve acı vardır.

Bu nedenle, ileri yaşlardakiler, gençlere öykünmekten çok, kalan ömürlerini, en az hasarla geçirmenin hesabı içindedirler.

Doğmak, yaşamak ve ölmek ve ölümsüz hayata katılmak tüm insanların kaderinde vardır.

“Ölenle ölünmez” der ya halkımız. Doğrudur. Gerçekten ölenle ölünmüyor ama yine konuşmanız, yine gülmeniz, yine hayata tutunmaya çalışmanıza karşın,  (Büyük kayıplarınız nedeniyle) sanki rüyâda yaşıyormuşsunuz gibi geliyor size.

57 yıllık beraberliğimizin tek yanlı kopuşu üzerinden 1 yıl geçti bugün. Ayrı geçen bu son bir yıl içinde konuşmalarınız, şakalarınız, dost ve yakınlarınızla ilişkileriniz; 57 yıl birlikte geçindiğiniz günler kadar size zevk vermiyor.

Zaman zaman, boğazınızda düğümlenen acıyı, açığa vurmamak için büyük bir çaba harcıyorsunuz. Hatta gidip de dönmeyenin acısını her gün, her saat hissediyorsunuz.

Artık ne gelen her bahar ne meyve veren dallar ne de açan çiçekler size teselli vermeye yetiyor. Yaşıyorsunuz ama rüyâda yaşar gibi yaşıyorsunuz.

Çocuklarınızın, torunlarınızın, dostlarınızın, yakınlarınızın varlığı, sizi bir ölçüde yaşama bağlasa da, kaybettiklerinize kavuşmanın arzusu, tüm dünyevi güzelliklerinizi bastırıyor.

Allah bilir ama besbelli kavuşmamıza çok da zaman kalmadı.

Kaldı ki, bundan sonra beklediğiniz bir umut yok, her günün, her saatin, size anımsattığı acıdan başka.

Ne diyordu Cahit Sıtkı Tarancı:

“Neylersin ölüm herkesin başında

Uyudum, uyanamadım olacak

Kim bilir nerede, nasıl, kaç yaşında

Bir namazlık saltanatınız olacak

Taht misali o musalla taşında”

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.