Ülkeyi yönetenlerin de önünü açmak, ülke gündemini oluşturması gereken konuları anımsatmak adına, bilgili, becerikli, ilerisini gören kimselere gereksinim var.
Lüzumsuz, yararsız tartışmalara girmenin ne tartışanlara ne de ülkeye bir yararı olur.
Zaman, zaman bir DARBE sözcüğü ortaya atılıyor.
Yaşımız gereği, Demokrat Parti iktidarının son yıllarında bir “Dokuz Subay” olayı olmuştu. Besbelli bir ihtilal olayı idi. Olayın içindekilerden birinin ihbarı üzerine, olay başlamadan kapatıldı O konudaki tartışmaları radyolardan ve gazetelerden izlemiştik.
Daha sora 1960 ihtilalını yaşadık. (İhtilalın olduğu tarihlerde askeri görevimi yapıyordum.
27 Mayıs ihtilalını 1970’li yılların başında Kuvvet Komutanları tarafından zamanın iktidarına bir nota sunulmuştu.
İktidar gitti. Geçici iktidarlar kuruldu. O günleri gazeteci olarak izledik.
12 Eylül 1980 yılında yeni bir ihtilal daha yaşandı. Askeri yönetim, seçimlerle yeni iktidarlar oluştu. O günlerde günahıyla, sevabıyla gerilerde kaldı. 21. Yüzyıla geldik. Daha önceki askeri darbelerin ülkeyi yararından çok zararlarını gördük, yaşadık.
Günümüzde artık “Darbe” gidecek yol tümden kapandığı halde, yine bir “Darbe” sözcüğünü ortaya atarak kafaları karıştırmanın bir anlamı var mı?
Ülkemizin gündeminde İşsizlik var geçim sıkıntısı var, İşçilerin, memurların, emeklilerin, çiftçilerin dağlar kadar birikmiş sorunları var. Bunları iyi niyetlerle, hiç kimsenin kendisine siyasi bir pay çıkarmadan bunları tartışmak, ortaya çözüm önerileri koymak dururken, ülkeyi nelerle meşgul ettiğimizin farkında değil miyiz?
Durup durup, ülke sorunlarını unutturacak yapay gündem oluşturmanın, insanları bu yapay gündemle meşgul etmenin bir yararı var mı?
Biraz düşünmeli değil miyiz?
Ülke gündemi nerde, biz nerdeyiz?