enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Türkçenin Yanık Kerem’i

18.10.2023 14:21
0
A+
A-

Zengin Türk edebiyatı, geçmişten bugüne titiz ve gayretli edebiyat tarihî çalışmalarıyla getirilmiştir. Edebiyat tarihi dediğimizde aklımıza birkaç usta araştırmacı yazar gelir. Bunlardan biri Mehmet Fuat Köprülü, biri Ahmet Kabaklı, biri de Nihat Sami Banarlı’dır. “Resimli Türk Edebiyatı Tarihi” adlı eseriyle edebiyatımızın dününe ışık tutan Nihat Sami Banarlı’yı yeni nesiller pek tanımaz. Bu nedenle bu yazımızda onun hayatına bir göz atacağız.

1907 senesinde İstanbul’un Fatih semtinde dünyaya gelen usta yazar Nihat Sami Banarlı, Trabzon milletvekili şair Ömer Hilmi’nin torunu, yine şair valilerden İlyas Sami’nin oğluydu. Dedesi Hilmi Efendi, İstanbul’da kurulan ilk Osmanlı Meclis-i Mebusan’ında(Millet Meclisinde) Trabzon mebusu olarak görev yapmıştır. Kendisi, mürettep bir divanı bulunan usta bir şairdi. Resimli Türk Edebiyatı Tarihi’nin sonunda verilen bilgilere göre: “Banarlı aslen Trabzon’un köklü bir ailesi olan Alemdarzadeler’in torunlarındandır. Trabzon’da yerleşen ilk dedesi Trabzon fethinde bulunan Fatih’in alemdarlarındandı. Büyük dedesi Trabzon eşrafından devlet hizmetleri görmüş Arif Ağa’dır. Dedesi Hilmi Efendi mühim memurluklarda bulunmuş bir devlet adamı, aynı zamanda devrin tanınmış şairlerindendi.”

Nihat Sami Banarlı’nın babası İlyas Sami Bey hem mülkiye amiri hem de usta bir şairdi. Annesi Hafize Nadire Hanım ise yine Trabzon’un köklü ailelerine mensup bir kadındı.

Nihat Sami Bey’in Soyadı Kanunu çıktığında aldığı ilk soyadı Somyarkın’dı. Eserlerinde kullandığı bugünkü soyadını, babasının ve annesinin mezarlarının bulunduğu Tekirdağ’a bağlı Banarlı kasabasından almıştı. “Somyarkın” olan soyadını gördüğü lüzum üzerine “Banarlı” olarak değiştirmiştir. Banarlı, bugün yaşamış olsaydı 108 yaşında olacaktı.

Usta bir edebiyat tarihçisi olan Banarlı; sırasıyla ilk tahsilini Fatih Sultan Vakıf Mektebinde, orta tahsilini Gelenbevî ve Mercan İdadisinde, lise tahsilini Vefa Sultanisinde yapmıştır. Son olarak da İstiklâl Lisesi’nden mezun olmuştur. 1926 senesinde girdiği Edebiyat Fakültesinden ve Yüksek Öğretmen Okulundan1929 senesinde mezun olmuştur.

1929 yılında Darülfünun(İstanbul Üniversitesi)’ü bitiren Nihat Sami Banarlı, mezuniyetini takiben Edirne Lisesine tayin edilmiştir. Bu okulla beraber Edirne Kız ve Erkek Muallim Mekteplerinde Edebiyat Öğretmeni olarak görev yapmıştır.  Askerlik dönüşünde İstanbul’a yerleşmiş, burada sırasıyla Kabataş ve Galatasaray Liselerinde çalışmıştır. Bunlara ilâve olarak Boğaziçi, Şişli Terakki ve Işık Liselerinde de dersler vermiştir. Ardından Eğitim Enstitüsü’nde ve Yüksek Öğretmen Okulu’nda çalışmıştır. Bunların ardından da Yüksek İslâm Enstitüsü’nde İslâmî Türk Edebiyatı Tarihi derslerine girmiştir. Kısa bir dönem de Yüksek Öğretmen Okulu’nda müdürlük yapmıştır. 1969 senesinde emekliye ayrılmıştır.

Şiirler, oyunlar, hikâyeler, roman(lar), makaleler, fıkralar, eleştiriler ve denemeler kaleme alsa da Nihat Sami Banarlı’nın kimliğini ifade etmede vurgulanması gereken asıl unsur onun hocalığıdır. Edebiyat tarihçiliğinde çığır açan Banarlı’nın çok yönlü bir insan olduğunu öncelikle teslim ediyoruz. Fakat hocalığı onun edebiyat tarihçiliğinden de öndedir. O, kumaşı yüzde yüz bizden olan tertemiz bir nesle gönüllü olarak idrak terziliği yapmıştır.

Banarlı Hoca, idealist bir öğretmendi. Derslerinde kuru ansiklopedik malumatları öğretmek yerine, edebiyatı sevdirmiş, tabir caizse yaşatmıştır. Öğrencilerinin bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmalarının önüne geçmiştir. Onları donanımlı olarak yetiştirmiştir. Öğrencilerine öncelikle dil şuuru kazandırmıştır. Millî ve manevî duyguları içselleştirmiştir.

Nihat Sami Banarlı, sadece dört duvar arasında hocalık yapmamıştır. Tabir caizse bütün rûy-i zemin(yeryüzü) onun için bir mektepti. Başta Türk Dili ve Edebiyatı ders kitapları olmak üzere; dil, kültür, medeniyet ve edebiyatla ilgili kaleme aldığı kitaplarla geniş bir kitleye gönüllü öğretmenlik yapmış, onları bilgilendirmiş, uyarmış ve uyandırmıştır.

Nihat Sami Banarlı’yı gençlik yıllarımızda liselerde okuduğumuz edebiyat ders kitaplarıyla tanıdık ve sevdik. “Metinlerle Türk ve Batı Edebiyatı”, “Metinlerle Türk Edebiyat Tarihi” kitaplarından söz ediyorum. Bir nesil o kitaplarla yetişti. Ne güzel ders kitaplarıydı onlar… Türk ve Batı edebiyatı şair ve yazarlarına ait metinler büyük bir titizlikle seçilmişti. Bizler bu kitaplar sayesinde edebiyat zevki edindik. Bunları günümüzdeki ders kitaplarıyla karşılaştırıyorum da arada çok büyük edebî zevk ve incelik farkları görüyorum.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.