TÜİK; Türkiye İstatistik Kurumunun kısaltmasıdır. Enflasyon da Fransızcada İnflation olarak yazılmaktadır. Biz o sözcüğü kendi dilimizde Enflasyon şeklinde ifade ediyoruz. Paramızın fiyatlar karşısında değer kaybı olarak tanımlayabiliyoruz.
Emekli bir hâkim, Enflasyonun TÜİK tarafından düşük tutulmas nedeniyle mağdur olduğunu ileri sürerek dava açmış. Dava Ankara Bölge Mahkemesine gitmiş. Bölge Mahkemesi de TÜİK’in enflasyonla doğrudan ilişkisi olmadığına karar vermiş. Emekli hâkim konuyu Anayasa Mahkemesine götürecekmiş.
Ulusal gazeteler yazıyor bu konuyu.
TÜİK’in, paranın değer kaybı ile nasıl ilişkisi olmuyor?
Enflasyonu düşük göstermek siyasi iktidarların bir takdiğidir. Çünkü ülkeyi yönetenler, sıklıkla, memur, işçi ve emeklileri enflasyona ezdirmediklerini ileri sürüp duruyor. Halkın enflasyonu yüzde yüzleri aşarken TÜİK onu yüzde 30’larda gösteriyor. . Siyasi iktidarlar da yüzde 30’lara göre çalışanların ve emeklilerinin maaşlarına yüzde 30’ları örnek alarak zam yapıyor.
Enflasyon yüzde yüzlerde iken, iktidarlar maaş ve ücretlere yüzde yüz zam yapması gerekirken yüzde 30 zam yapıyor. Bu durum karşısında TÜİK’in enflasyonla doğrudan ilişkisinin olmadığı nasıl ileri sürülebilir?
Bakalım, Anayasa Mahkemesi, Bölge İdare Mahkemesinin bu konudaki kararını nasıl değerlendirecek?
Anayasa Mahkemesi, Bölge İdare Mahkemesini haklı mı bulacak, emekli hâkime mi hak verecek?
Bu konuyu yakından izleyeceğiz. Sonucu yine kamuoyu ile paylaşacağız.
Yalnız şu kadarını söylemeliyiz; ayda 7.500.00 lira alan milyonlarca emekli var. Bu 7.500.00 liranın üstüne bir lira bile eklenmemesi TÜİK’in yüzündendir. Çünkü TÜİK, gerçek enflasyonu değil, gerçeğin çok altında gösteriyor durumu. Siyasi iktidarlar da buna dayanarak zam yapıyor ya da emeklilerde olduğu gibi, zam yapma gereğini duymuyor.
Mağdur olan, yalnız dava açan emekli hâkim değil, milyonlarca emekli var.
Sanırım, kimseyi enflasyona ezdirmedik diyen yöneticiler de gerçeğin farkındadır. İşte bu nedenle yılbaşında durumu düzelteceklerini söylüyorlar.