Beşiktaşlı Yahya Efendi, aynı zamanda müstakil bir divanı olan bir şairdir.
İstanbul’un kolektif hafızasında kendisine müstesna bir yer bulan Beşiktaşlı Yahya Efendi, aynı zamanda müstakil bir divanı olan bir şairdir. “Müderris” mahlasıyla didaktik şiirler yazmıştır. Şiirlerinde, insanlar için gerçekte bir gurbet olan dünya hayatını ve bu hayatta imtihana tabi tutulan insanı (kendisini) sorgulamıştır. Hayata dair nasihatlerde (tavsiyelerde) bulunmuştur. Yazdıklarına baktığımızda divan edebiyatı şiir ölçüsü olan aruza hakim olduğu görülür. Şiirlerinde zamanın modasına uyarak sıkça Arapça ve Farsça kelimeler kullanmıştır. Mutasavvıf bir şahsiyet olan Yahya Efendi’nin şiirlerini içeren Divan’ının bilinen tek nüshası Millî Kütüphane’de bulunmaktadır. Aşağıdaki gazeli, şiirlerine örnek olarak verebiliriz: “Âlim olanlar bilürler kimyâ/Anı âlem bilmeyicek kim yâ//Nidiğün bilmek dilersen anı sen/Hâlis ol fi’linde eyleme riyâ//Bu mükedder nefsine nûr-ı Hudâ/Tarholıcak Şems olur bulur ziyâ//Nura döner nâr ana kılmaz eser/Olur ibrîz kalmaz anda mâsivâ//Kime sayt olsa kelâmun cevheri/İşini altuni der virür safa//Kâlıbun terk ile kîl ü kâli ko/Pûte-i uzletdedür bu simyâ//Tak-ı cismüni “müderris” eyle hal/Bulasın tâ kim gınâ-yı kimyâ”
Boğaz’a nazır bir maneviyat beldesi: Beşiktaşlı Yahyâ Efendi Külliyesi
Dünyanın gözbebeği olan İstanbul nice âlimlere, Hak ve hakikat dostlarına, ehl-i tasavvufa, velilere büyük bir sevgi ve muhabbetle ev sahipliği yapmıştır. İşte öyle de ta Trabzon’dan Kanûnî Sultan Süleyman’ın süt kardeşi olan Beşiktaşlı Yahyâ Efendi Hazretleri de, Fatih’i Peygamberimizin övgüsüne mazhar olan bu kutlu şehrin manevî kandillerinden biridir. Uzun seneler bu şehrin manevî hayatına ışık tutmuştur. O aynı zamanda denizcilerin piri olarak da kabul edilmektedir. O, bu yönüyle denizcilere bir çeşit manevî fener olmuştur.
Kuruluşu 945 (1538) yıllarına dayanan Beşiktaşlı Yahya Efendi Külliyesi, İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde bulunan Yıldız Mahallesi’nde, Çırağan Caddesi üzerinde, Yahya Efendi Çıkmazı’nda bulunmaktadır. Külliye Çırağan Sarayı ile 15 Temmuz Şehitleri Köprüsü arasında kalmaktadır. Trabzon kökenli bir Hak ve hakikat dostu olan Yahya Efendi bu külliyenin arsasını kendi imkânlarıyla satın almış, bu geniş ve kıymetli arsa üzerine mescid-tevhidhâne, medrese, hamam, çeşme ve evlerden oluşan bir külliye inşa ettirmiştir
“II. Selim, Yahya Efendi’nin vefatından (978/1571) sonra kabri üzerine tasarımı Mimar Sinan’a ait kâgir, kubbeli bir türbe inşa ettirmiş, tekkeyi genişleterek yeniden yaptırmıştır. II. Osman dönemi vezîriâzamlarından Güzelce Ali Paşa 1030’da (1621) buraya defnedilmiş, onun kabri üzerine de kâgir, kubbeli bir türbe yapılmıştır. Kaptanıderyâ ve Sadrazam Cezayirli Gazi Hasan Paşa 1191’de (1777) tekkeye bir çeşme ilâve etmiştir. Yahyâ Efendi’nin vakfettiği zengin gayri menkuller zaman içinde mensupların ve muhiblerin katkılarıyla artmış, kuruluşunu izleyen 150 yıl zarfında tekkeye yeni binalar eklenmiştir.”(1)
Beşiktaşlı Yahya Efendi Külliyesi, İstanbul Boğazı’na nazır muhteşem bir konumda yer almaktadır. Külliyenin müştemilâtında cami, tekke, kütüphane, çeşme ve türbe bulunur. Külliyenin mistik havası ve manzarası ziyaretçilerini büyüleyici bir mahiyettedir.
“İlâhî mağfiret Yahya Efendi Dergâhı’nda adeta güzel bir insan yüzü takınır.”
İstanbul’un manevî mekânlarından biri olan Beşiktaşlı Yahya Efendi Külliyesi’nin en önemli bölümlerinden biri hiç şüphesiz ki camidir. Beşiktaş’a bağlı Yıldız Mahallesi’nde bulunan Yahya Efendi Camii, 16. yüzyıl eserlerimizden biridir. İsmini, dönemin önemli şair ve âlimlerinden olan Beşiktaşlı Şeyh Yahya Efendi’den alır. Caminin mimarı kesin olarak bilinmemektedir. Caminin mimarî planı dikdörtgen şeklindedir. Caminin ebatları 15mx9m’ dir Duvarları kâgir, çatısı ahşap, kubbeli, minaresiz bir yapıdır. Caminin iç alanı 200 metrekare, toplam alanı ise 400 metrekaredir. Şeyh Yahya Efendi Camii-tevhidhanesi, şüphesiz İstanbul’daki benzerleri içinde konumu, özellikle çevreye açılışı ve manzaraya hâkimiyeti açısından müstesna bir yere sahiptir. Şeyh Yahya Efendi’nin yaptırdığı camide tarih bulunmamaktadır. Ancak Yahya Efendi Çıkmazı’na girdikten sonra cami girişine dönmeden sağ tarafta 1538’de Şeyh Yahya Efendi’nin yaptırdığı bilinen çeşme üzerinde bulunan kitabede, Şeyh Yahya Efendi’ye ait olan beyit ebcet hesabıyla 1538 tarihini vermektedir.