İster yönetici olun, ister iş adamı olun, ister dernek, kooperatif, şirket yönetin işe dört elle sarılmazsanız, başarılı olmanız söz konusu değildir.
Dört elle sarıldığınız işi öncelikle iyi bilmesiniz. İyi bildiğiniz işin önceliklerini belirlemelisiniz. Bu önceliklere göre işe başlamalısınız.
Öncelikler çok önemlidir?
Evet, çok önemlidir.
Uzun yıllar önce, önemli bir işe, birini getirdiler. Başlangıçta bir miktar kaynak da aktardılar. İşin başına getirilen kişi gençti, kendini göstermek istiyordu.
Yapılması öncelikli olan ama vatandaşlar tarafından fark edilmeyen hizmetler vardır. Bir de, geciktirilmesinde sakınca olmayan ama vatandaşın gözüne hoş görülen hizmetler vardır.
Önemli görülen o işe getirilen genç arkadaş, işe hoş görülenleri yapmakla başladı. Kendisini uyaranlar oldu. Dinlemedi. Sıra o önemli işlere gelince de para bitti.
Yanlışlık, adama iş değil, işe adam almakla başlar.
Geçen sayımızda dostumuz Eğitimci, eğitim yöneticisi Sayın Yusuf Sadık, geçtiğimiz Cuma günü, eski Belediye Başkanlarından Rahmetli Sebahattin Aytaç’ı yazdı. 1964-1967 arasında Sebahattin Aytaçla birlikte çalıştık.
Yine, Hakkın rahmetine kavuşmuş olan, Gümüşhane’de iyi izler bırakan Hicabi Ataç dedi ki, “Sabahattin Bey, gençlik yıllarında, delikanlıların yaptığı her şeyi yapardı. Kendisini Belediye Başkanlığına aday gösterdik ve kazanacağından da emindik ama önceden yaptıklarını Belediye Başkanı olarak da yaparsa, uygun düşmez.”
Rahmetli Sebahattin Aytaç hizmette de, özel yaşamında yapılması gerekenlerin en iyisini ve en doğrusunu yaptı. Kendisini Başkanlık görevine getirenleri de, Gümüşhane halkını da mahcup etmedi. İşe adam almanın en isabetlisi olmuştu Başkan Aytaç.
Kazak Abdal’ın dediği gibi:
Bir Cim bile çıkmaz karnını yarsan
Camiye gelir de erkân beğenmez‘leri, hakkından gelemediği görevlere getirirler, “Ben bu işi yapamam” demez, yüzüne gözüne bulaştırır, kendisini o göreve getirenlerin kuklası olur.
Tepeden tabana kadar, başaramadığı görevlere getirilenler, getirilen görev in bilincinde değilse, elinin ucuyla işi tutar ve yapıyormuş gibi görüntü vermeğe çalışırsa, ne o işten hayır gelir ne de kendisi mutlu olur.
Hangi iş olursa olsun, günden güne geri gitmemizin nedeni işin ehlinin işe getirmemizdir.