enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Osmanlı Tarihinden Günümüze Emsalsiz Adalet Örnekleri-1

28.09.2022 14:25
0
A+
A-

“Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa bir koyunu,
Gelir de adl-i İlâhî sorar Ömer’den onu!”(M. Akif Ersoy)

Adalet her şeyin yerli yerinde  (olması gereken yerde) olmasıdır.

Türkçeye Arapçadan geçen, hepimiz için ekmek ve su kadar elzem olan adaletin lügatlerdeki anlamı “Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması; hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme; herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk” şeklindedir. İslâm düşüncesinin köşe taşlarından biri olan Mevlâna Hazretleri adaleti “her şeyin yerli yerinde olması” şeklinde izah ederek bu konuda şunları söylemiştir: ““Adalet demek, her şeyi yerli yerine koymak demektir. Ayakkabı ayağındır. Külah da başa aittir.  Adalet atın kapıda durması, sultanın da baş köşede oturmasıdır. Adalet nedir? Ağaçlara su vermektir. Zulüm nedir? Dikene su vermektir. Adalet, bir nimeti yerine koymaktır. Her su emen kökü sulamak değildir. Yani hakkı hak sahibine vermektir. Bir şeyi lâyık olmayana vermek ise zulümdür.”

Dünyanın en zor, zor olduğu kadar da en asil vasfıdır adil olmak. Belki bedel ister ama bir o kadar da şeref kazandırır insana. Adaletin olmadığı yerde ahlâk ve onur aramak beyhudedir. Bizler “Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.” diyen bir peygamberin şerefli ümmetiyiz.  Gerçek adalet olsaydı silahlara ihtiyaç kalmazdı.

Toplumlar ancak adaletle soluklanır. Adaletsizlik insanlığı izzetsizlik komasına sokan bir felâkettir. Bilerek veya bilmeyerek yapılan her adaletsizlik, ucu nereye varacağı belli olmayan kargaşalara gebedir. Devletin yerinde ve zamanında temin edemediği adaleti vatandaş kendisi sağlamaya çalışır. Bu da kaosun fitilini ateşlemekten farksızdır. Zira adalet vaktinde uygulanmadığında ve ahval içinden çıkılmaz bir noktaya geldiğinde asayiş sıkıntıları bir domino taşı gibi birbiri ardınca gelir. Bu da devletler için sonun başlangıcıdır.

Tanzimat Edebiyatı’nın “Vatan Şairi” olarak nitelendirilen güçlü isimlerinden Namık Kemal “Hürriyet Kasidesi” adlı meşhur şiirinde zamanın yöneticilerinden şikâyet eder. Bunu şu dizelerinde veciz bir biçimde dile getirir: “Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten/ Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten”(Çağın değer yargılarını doğruluktan ve samimiyetten sapmış görerek kendi arzumuz ve saygınlığımız ile devlet  kapısından ayrıldık.)

Adaletin hakim olduğu yerde huzur ve insicam vardır. 

İnsanlar, tabiatı gereği birlikte yaşamak zorundadır. Çünkü toplumsal bir varlıktır insan. Bir arada yaşayan insanlar ilişkilerinde çıkmaza girdiğinde adalet mekanizması devreye girer. Bu noktada son sözü adalet söyler. O meşhur tabirle “Şeriatın kestiği parmak acımaz.”

Adaletin olduğu yerde huzur ve insicam vardır.  Adalet çeşmesinin oluklarından hüzün değil sevinç gözyaşları damlamalıdır. Güçlünün adaleti değil adaletin gücü esas alınmalıdır.

Adalet nesneyi olması gerektiği yerde tutmaktır. Haklıya hakkını geciktirmeden vermektir adalet. Vaktiyle kaleme aldığım “Adalet Güzellemesi” adlı şiirimde adaletin güzelliklerini, adaletsizliğin doğuracağı vahim neticeleri şöyle dile getirmiştim: “Mizanı berk tutar, hakikat söyler/Vicdandan gönüle akar adalet…/Eşittir gariple ağalar, beyler/Hak penceresinden bakar adalet//Hukuksuzluk kıştır; boran, tipidir/Adalet kurtuluş, Hakk’ın ipidir /Karanlığa doğan ışık gibidir/Gönül göğümüzde çakar adalet//Adalet ölmüşse kokmuştur zaman/Ümitvar gönülde tükenir güman?/Kaplar ruhumuzu zifiri duman/Sana pek yakışır vakar adalet//Eğriden uzaktır, gider düzüne/İzini iz eyler Hakk’ın izine/Parmağını sokar zulmün gözüne/Hakikat mumunu yakar adalet//Hakk’ın dostlarından bize yadigâr/Adiller

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.