Tabandan tavana kadar, her kademede yönetme sorumluluğunu alanlar, başlangıçta yapacaklarını duyururlar.
Planlı ve dikkatli olanlar, yapacaklarını önceliklerine de özen göstererek süre verirler. Bu süreler; 100 günlük, 300 günlük, 500 günlük olabilir.
Her sürenin sonunda bir değerlendirme yapılır. Vaat edilenlerden tümü yapılmışsa, sorun yok. Yapılamayanlar varsa, niçin yapılamadıkları da mantıklı bir anlatımla ortaya konur.
Ama hiç biri yapılamamışsa, açıklama nedeni de ileri sürülmemişse, artık ondan sonra ne söylenirse söylensin, arkası boştur.
Ne gibi?
Her gün bir ya da birçok koyunu-keçiyi kaybeden çoban, sürüye kurt saldırdığı yalanıyla kendini savunmaya kalkışırsa, ileride, gerçekten kurt ta saldırsa, artık o çobana kimse inanmaz.
Her zaman değil ama arada bir yalan söyleyenler vardır. Yalan söyleyenlerin de arkadaşları olur. Çünkü başkalarına zarar vermeyen türden yalanlardır söyledikleri. Kimileri o arada birileri zararsız yalan söyleyenlere takılır;” Canımız sıkılıyor, gel biraz yalan söyle de dinleyelim” diyerek.
Duyduklarını, bilerek ya da bilmeyerek aktaranlar da vardır.
Çocuğu olmayan adam Allaha dua edermiş; Ya Rabbi, bana bir kız ver, onu sana kurban edeceğim. Kızı olmuş, adını Ayşe koymuş, Kurban için götürmüş, Allah ona bir keçi göndermiş, o da keçiyi kurban etmiş.
Yukardaki cümlede söylenenlerin hepsi yanlış. Bir kere adam, sıradan birisi değil, peygamber. Kurban edeceği kişi kız değil, oğlan. Adı Ayşe değil İsmail. Gönderilen kurbanlık keçi değil koyun.
Yönetimde sorumluluk alanlar, yapmak istediklerini samimi olarak söyleyebilirler Ama içinde bulundukları durum, yapmalarına engel olabilir. Ya da, yapacakları güçleri yoktur.
Bu durumda ne yapmalıdır?
Söylememelidir.
Ya da, ne yapabilecekse, onu söylemelidir. Hiç kimse, yönetimlerde sorumluluk alanlardan, kapasitelerinin dışında bir şey beklemez.
Boş yere konuşmanın, özellikle de, yapamayacaklarını, “yapacağım” diyerek vaat etmenin bir anlamı yoktur.
Akıllı insanlar, tedbirli insanlar yapacaklarını değil, yaptıklarını söylerler.
Çünkü önemli olan, “yapacağım” demek değil,” yaptım” demektir.