enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Okuma, Dinleme ve Öğrenme

26.11.2024 15:44
0
A+
A-

İnsanlar için en büyük talihsizlik; okuma, dinleme ve öğrenme ihtiyacını duymamaktır. Bir başka ifadeyle; tüm bireylerin bildikleriyle yetinmeleridir.

Nasıl olur öğrenmek?

Yazının başlığı gibi olur. Beşikten mezara kadar, sürekli okuyarak, sürekli öğrenerek ve sürekli okuyan ve öğrenenleri dinleyerek olur.

Ne yazık ki, ülkemiz, uygar ülkeler arasında en az okuyanlardandır. Bazı ülkelerde, bireylere  yılda 25 kitap okumuş olmak düşerken, bizim ülkemizde bir kitap bile düşmemektedir.

İlkokuldan, üniversiteye kadar, bitirdiğiniz her okuldan bir diploma alıyorsunuz. “Benim de uygar bir toplumda yerim olsun” diyorsanız, aldığınız diplomalar yeter mi?

Yetmeyeceğini, 1955’lerde öğrenmiştim. Gümüşhane Dibekli köyünde ( O tarihlerdeki adı Godilbahçe idi) vekil öğretmenlik yapıyordum. Okullar tatil oldu. Otobüsle Kelkit’e giderken, yanımda oturanın Gümüşhane Öğretmen Okulu öğretmenlerinden biri olduğunu öğrendim. Okumak ve öğrenmek üstüne konuştuk. Daha çok o konuştu, ben dinledim. Çünkü daha çok bilen oydu. Erzincan’a geçerken, Niyazi Şahin ve Uğur Vural adında iki öğrencisi olduğunu söyledi. Bu öğrencilerden ikisi de çocukluk arkadaşlarımdı. İlk ve ortaokulda beraberdik. Ne yazık ki adını şu anda hatırlayamadığım o öğretmen diplomanın çok da önemli olmadığı söyledi. Somut bir örnek verdi. Dedi ki aynı dili kullanabildiğiniz bir yabancı ile seyahat ediyorsunuz. O günler Kıbrıs konusu gündemdeydi. O, dilini bildiğiniz kendini tanımadığınız kişi dedi ki; “Kıbrıs bizimdir!” Eğer, taşıdığınız diplomayla mı, Kıbrıs’ın onların olmadığını ispat edeceksiniz, okullarda aldığınız tarihi bilgiyle mi?” diye sordu ve yanıtını da kendisi verdi: “O diploma sorunu çözmüyorsa, önemli olan diploma değil, bilgidir” dedi.

Bu yanıtın üzerine, benim artık okumanın, öğrenmenin önemi konusunda fazla bir şey anlatmama sanırım gerek kalmayacak.

Bir kitabı baştan sona kadar okuyamıyorsanız, ulusal gazetelerden biri (Reklam olmasın diye gazetenin adını vermiyorum) değerli eserlerle ilgili 4 sayfalık özetler veriyor. O özetler de yeterlidir.

Diploma önemlidir. Bakkalda satılmıyor. Büyük emeklerle yıllar süren çalışmalarla elde ediliyor. Ama yetmez. İnsan belleği, tüm bilgileri uzun süre akılda tutamıyor. O nedenle, her sorunun çözümünde diplomanızı gösterip geri çekilemezsiniz.

O nedenle; sürekli okuyun, dinleyin ve öğrenin.

Ne zamana kadar?

Ölene kadar.

 

Yazarın Diğer Yazıları
07.01.2025 08:00
21.01.2024 15:42
14.01.2025 11:29
10.03.2026 14:24
11.08.2022 14:29
16.06.2025 11:52
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.