Gümüşhane’ye ilk kez geldiğim 1964 yılının sonlarında tanımıştım Mehmet Ali Çubukçu’yu. Bir ara Kelkit ilçemizde de edebiyat öğretmeni olarak görev yapmıştı.
Kelkit’te iken müşterek dostumuz ve yakınımız Av. Hasan Temel’le yakın ilişkiler içindeydiler. Mehmet Ali edebiyat öğretmenliğinin dışında, şiir de yazardı. Hasan Temel’in de şairlik yanı vardı. O yanlarıyla birleşirlerdi.
Gazetecilik yaşamımızın en zor yanı, yakınlarımızın ve dostlarımızın sonsuza uğurlanışlarıyla ilgili yazı yazmaktır. Çünkü yazının ilk satırlarından itibaren boğazınıza düğümleniyor acılar.
Bir kardeş kadar sevdiğim, efendiliğine, edebine, bilgisine hayran kaldığım bir insandı Mehmet Ali. 80’li yaşına yeni başlamıştı. Mehmet Ali’nin artık aramızda olamayacağına mı, yoksa kendisine büyük sevgi ve saygı duyduğu, üzerine titrediği kız kardeşinin ve çocukluk yaşlarından beri birlikte oldukları Av. Halim T. Mısırlıoğlu’nun ve diğer dostlarının dövünmelerine mi yanayım, bilemedim.
Mehmet Ali yazdığı şiirlerin bir kitapta toplanmasını istiyordu. Değerli Talat Ülker’e konuştuk. Birlikte Süleymaniye Mahallesine gittik. Talat Bey kendisini dinledi uzun uzun. Şiirlerini aldı ve kitap olarak basılacak şekilde düzenledi. Kitap basıldıktan sonra Gümüşhane’de kalabalık bir topluluğun huzurunda törenle tanıtımı yapıldı ve dağıtıldı. Ne yazık ki, o tarihte de şehir dışındaydım. Telefonla katıldım törene ve birkaç sözle düşüncelerimi aktardım.
Mehmet Ali, Edebiyat Öğretmenliğinin hizmetinin çoğunu, Gümüşhane Kız Meslek Lisesinde yapmış ve oradan emekli olmuştu.
Antalya’ya gelmeden önce, Talat Ülker’in yönetiminde bir gece düzenlenmişti. Mehmet Ali’nin de şiir okuması istendi. Çekingen tavırlarla yanıma geldi. “Cahit Sıkı Tarancı’nın 35 yaşı şiirini okuyacağım ama hatırımdan kaçan mısralar da olabilir” dedi.” Şiir hafızamdadır, gerekirse yardımcı olurum, merak etme” dedim. Şiiri okudu. Ses tonu şiir okumaya elverişliydi. Edebiyat Öğretmenliğinden gelen bir bilgi ve ustalıkla vurguları yerinde yapıyordu.
Mehmet Ali Çubukçu’nun, ahirete intikali nedeniyle, evimden bir cenaze çıkmış gibi üzgünüm.
Cenabı Allah’ın, Mehmet Ali Çubukçu’dan rahmetini esirgememesini yürekten dilerken, kardeşleri, yeğenleri, yakınları ile dostlarına ve tüm eğitim camiasına başsağlığı ve sabır temennisinde bulunuyorum.