enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Kur’an’ın Uzağında, Nefsin Tuzağında Günümüzde Tatil Anlayışı-4

02.07.2026 12:43
0
A+
A-

İslâmî tatil konusu bu yaz günlerinde konuşulması gereken önemli bir konudur.

Yaz tatili içerisinde bulunduğumuz bugünlerde sımsıcak bir konuyu tartışmanın yeri ve zamanıdır diye düşünüyorum. O da “İslâmî tatil” konusudur. Takdir edersiniz ki herkesin bir hayat tarzı, hayatı anlama (algılama) ve  anlamlandırma çerçevesi ve kriterleri vardır. Hayata bu çerçeveden ve bu kriterler ölçeğinde bakanlar, çerçevenin genişliği ne kadarsa o kadarını görürler. Hayatı ve içindekileri ona göre anlar ve anlamlandırırlar.

Tatilimizi nasıl geçireceğimizi belirleyecek birçok ölçütler vardır. Bunlardan bir kısmı dinî inançlarımızla ilgili ve ilintilidir. Bunun yanında tatilin nasıl geçirileceği konusunda şahsî zevkler de belirleyici olur. Zira kimi denizlerden, kimi dağlardan ve yaylalardan hoşlanır.

Tatil konusunda farklı görüşler (bakış açıları) mevcuttur. Bazı kesimler İslâm’da tatil diye bir şeyin olmadığı görüşündedirler. Bu kişiler bu görüşlerini kendilerince bir kısım ayet, hadis ve âlimlerin görüşlerine dayandırma gayreti içerisindedirler.

İnsan, çalışma neticesinde yorulan ve yorulduğunda değişik yöntemlerle dinlenerek güç depolayan, yenilenen bir varlıktır. Dinlenmeyle ilgili kapsamlı araştırmalar yapan bir araştırmacı (Allison, 1970) dinlenmeyi stresten kurtulma ve rahatlama, sevilen şeyi yapma özgürlüğü, performans ve başarıdan duyulan zevk ve yenilenme olarak tanımlıyor.

Tatil, insanın dinlenme ihtiyacının doğru biçimde (hak ve hakikat dairesinde) giderilmesidir. Tatil, ölçülü yapıldığı sürece günah olan bir iş ve eylem değildir. Masumane dinlenmek neden günah olsun ki? Burada en belirleyici kıstas harama girmemektir. Bu, Müslüman için ince bir çizgidir. Bu çizgiyi aşmak dünya ve ahiret hayatımıza zarar verir.

Müslüman, günün 24 saatini kulluk ve sorumluluk şuuru içerisinde geçirir.

Gerçekte her Müslüman günün 24 saatini büyük bir kulluk ve sorumluluk şuuru içerisinde geçirir. Bu sürenin en az bir saatini vakit namazlarını eda etmek için ayırır. Onun için boş vakit diye bir şey yoktur. Müslüman yorulduğunda bir müddet dinlenir, sonrasında da başka bir işe geçerek vaktini kıymetlendirir. Yani meşguliyetler içerisinde dinlenir. Kendini tamamen atıl duruma bırakmaz. Zira müminin Allah’a, kendine ve topluma karşı yapması gereken vazifeleri vardır. Bunlar sekteye uğradı mı ruhun muvazenesi bozulur.

Müslüman tatil yapsa da tatilini belli ölçü(t)lere riayet ederek yapmalıdır. Zira biz çalışırken de, tatil yaparken de Allah’a karşı bir kısım vazifeleri olan, imtihan için dünyaya gönderilmiş kullarız. Tatillerde Allah’a kulluğumuzu ve onun gerektirdiği vazifelerimizi tehir edemeyiz. Allah’ın Müslüman’a çizdiği sınırlar çalışırken de, tatildeyken de geçerlidir.

Çocuklarımızla tatile gittiğimizde onlara da belli sınırlar koymak zorundayız. Zira tatil demek, kuralları devre dışı bırakmak, istediğini yapmak değildir. Çocuklarımıza arkadaşlarıyla olan ilişkilerinde, tatilde olsalar da, belli kurallar ve kırmızı çizgiler koymalıyız. Gençlik heyecanlarının ve nefsanî arzularının köleleri olmamaları için gayret etmeliyiz. Din ve ahlâk sınırlarını aşmamaları için onları bilgilendirmeliyiz ve ikna etmeliyiz.

Müslüman, sorumluluk şuuru içinde yaşayan insandır. O, tatil yaparken bile kulluk bilincini terk etmez, namazını vaktinde ve tatil-i erkâna uyarak hakkıyla ve lâyıkıyla kılar. Kur’an-ı Kerim’i her zamanda ve mekânda okumaya, anlamaya ve onun emirleriyle amel etmeye devam eder. Tatiller Allah’ı ve onun kitabını unuttuğumuz zaman dilimleri olmamalıdır. Zira Müslümanlık zaman ve mekân fark etmeksizin bir bütündür, fasılası yoktur.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.