enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Kur’an’ın Uzağında, Nefsin Tuzağında Günümüzde Tatil Anlayışı-1

29.06.2026 11:49
0
A+
A-

Tatil demek sınırsız eğlenceye dalıp insanî sorumluluklarımızı unutmak değildir.

Arapça kökenli bir kelime olan tatil TDK sözlüğüne göre şöyle tanımlanıyor: “Kanun gereğince çalışmaya ara verileceği belirtilen süre, dinlenme, eğlenmek, dinlenmek amacıyla çalışmadan geçirilen süre, okul, meclis, adliye vb. kuruluşların çalışmasını durdurduğu veya kapalı bulunduğu dönem” Burada tatil kavramının içerik çerçevesi üzerinde duruluyor.

Tatil kelimesinin etimolojik kökenine baktığımızda bu kelimenin Arapçadan dilimize girdiğini, “işe yaramamak, boş, faaliyet dışı kalmak” anlamlarına gelen “atâlet” kökünden türediğini görürüz. Tatilden kastımız buysa bu Müslüman’a uyan bir durum değildir. Zira Müslüman her saniyesini değerli görür, içini doldurur, onu sevap kazanmak için fırsat bilir.

Tatiller kapsamlarına göre “resmî tatil, dinî tatil, ara tatil ve genel tatil” diye de sınıflandırılabilir. Tatillerin en yaygını ise hafta sonu tatilleridir. Çok eskiden (1942 yılından itibaren) devlet kurumlarında ve okullarda tatil günü cumaydı. Medreselerde ise salı günü tatil olurdu. Bunlar genel bir ifadeyle “hafta tatili” olarak adlandırılırdı. Öte yandan gayrimüslim gruplardan Hıristiyan memurların cumartesi, Mûsevîlerin ise pazar günü tatil yaptığı bilinmektedir. İzmir İktisat Kongresi’nde 1923 yılında alınan kararla Müslüman ve gayrimüslim bütün Türk vatandaşlarının cuma günü tatil yapması kararlaştırılmıştır.

“1924 yılında çıkarılan kanunla cuma gününün ‘hafta tatili’ olarak ilân edildiği, ancak bazı meslek grupları ve kurumların hafta tatili olarak pazar gününü de belirleyebileceği ifade edilmiştir. 1935 yılında çıkarılan Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun ile ‘hafta tatili’ kavramından ve tatil günü olarak cuma gününden vazgeçilmiştir. Böylelikle cuma günü olan hafta tatili cumartesi öğleden sonra ve pazar gününe kaydırılarak ‘hafta sonu tatili’ olarak adlandırılmıştır. Yapılan bu değişiklikle cuma günleri  ders yapılmaya başlanmış, cumartesi öğleden sonra ve pazar günleri ise tatil edilmiştir. Kanunla birlikte günümüzde kutlanmakta olan resmî ve dinî tatiller de tatil günü olarak ilân edilmiştir. Hafta sonu tatili uygulaması bu hâliyle 1974 yılına kadar devam etmiş, 14901 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan bir düzenleme ile cumartesi ve pazar günleri tam gün tatil edilmiştir. O zamandan günümüze cumartesi ve pazar günleri hafta sonu tatili olarak devam etmektedir.(1)

Yaz sadece kuru bir fantezi değildir, yaz demek çoğu insan için de tatil demektir.

Çoğumuz kışın kasvetli havasından kurtulup yaza er(iş)menin hesaplarını yapar dururuz. Hakikaten kış mevsimi, zorlukları yüzünden fazlasıyla yorar insanı. Bu hem psikolojik hem de fizyolojik bir hakikattir. Doğrusu bahar ve yazla birlikte yenileniriz.

Yaz sadece kuru bir fantezi değildir, yaz demek çoğu insan için de tatil demektir. O yüzden yaza dair planlamalar ta kışın ortalarında başlar. Bu çerçevede imkânı olan insanlar bir sürü araştırma ve incelemede bulunduktan sonra takvim ve ekonomik anlamda kendilerine uyan bir tatil paketi alırlar. Bu süreçte daha önce oralara gidenlerin görüş ve önerilerinden de istifade edilir. Zira yaz, içi doldurulması gereken bir umuttur, ruhumuzu kıpır kıpır heyecana sürükleyendir. Bu durum yaşam tarzına göre her kişide aynı hayalleri çağrıştırmasa da, herkesin kendine göre bir yaz tatili tasavvuru mevcuttur. Tatil ki kimine göre deniz, kumsal, ucu açık eğlence, açık büfe kahvaltı ve yemekler; kimine göre bir köy evinde doğayla baş başa kalarak tabiatın sesini dinleme, eş dost, akrabayla sıla-i rahim; kimine göre de her nerede olursa olsun alabildiğine dinlenme ve uyuma anlamları taşır.  Bunlardan hangisi olursa olsun, tatil diğer zaman dilimlerinden ayrılıyor ve birçok hayali ve umudu içinde barındırıyor.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.