Başlıktaki sözcük; sövmek, karşısındakini küçültmek, itibarını sarsmak, inançlara saldırı anlamlarında kullanılır.
Dini kaynaklara göre küfreden, kâfir olmaz ama inanç sahipleri tarafından aşağılanır, kişiliğini zedeler, itibarsızlaştırılır.
Edebini, irfanını koruyan insanların bulunduğu toplumlarda küfredene rastlanmaz.
Kimi çocukların küfürlü konuştuklarına tanıklık edersiniz.
Bu çocuklar küfrü nereden öğrenir?
İki yerden öğrenir. Ya ailede büyükleri küfürlü konuştuğu için, ya da küfürlü konuşan arkadaşları bulunduğu için öğrenir küfrü.
İyi eğitim almış, edebiyle yaşamayı öncelemiş bir aile, bir başka topluma geldiğinde, ev ararken, önce aynı binada yaşayan insanlar hakkında bilgi alır. Sonra yaşadığı mahalledeki çocukların konuşmalarını, davranışlarını inceler. Ondan sonra, o mahallede ev arar.
Neden?
Çocuklarının; konuşmalarında, davranışlarında, kendilerini utandıracak bir duruma düşmemeleri için.
Bilmem, sizler de, çocuklarına sövmeği öğreten ailelere rastladınız mı?
Eğitimsiz, davranış bozukluğu olan, küfürlü konuşan bir aile, edebiyle, ahlakıyla, insanca davranışları yaşam biçimi konumuna getirenlerin oluşturduğu toplumlarda rahat edemez. Kısa zamanda dışlanır ve ayrılır. Ama yerleştiği toplum, kendisi gibi yaşıyor, konuşuyor, sövüyorsa, sorun olmaz.
Yanlış anlama olmasın; eğitim almayan her aile ve o ailede büyüyen her çocuk küfürlü konuşmaz. Kamuda çalıştığım yıllarda, görevin gereği olarak köylere gittim. Çok iyi davranan, edebiyle yaşayan ve onların yetiştirdiği terbiyeli çocuklar gördüm.
Küfrederek konuşmak, küfürlü konuşmayı alışkanlık haline getirmek, kişisel bir bozukluktur. Nitelikli olan kurumlarda bile çok çirkin küfürlerle konuşan insanlar görürsünüz.
Yalnızca eğitimli olmak değil, inançlı olmakta engeller küfürlü konuşmayı.
Ahlaklı olanlara düşen görev, konuşmalarına dikkat etmek, küfürlü konuşanları uyarmak, sonuç alamıyorsa, küfürlü konuşanların toplumundan uzaklaşmaktır.