Mevlana’nın çok değer verdiği Tebrizli Şems: “Bütün Peygamberlerin çalışıp can verdiği bunun içindi. Bunu arıyorlardı. Bütün âlem bir kişidedir. İnsan kendini bildi mi, her şeyi bildi demektir” diyor.
Tüm bilimler, kişinin kendini bilmesinde saklı.
Kendini bilmek, yaratanını bilmek, yaratılış amacını bilmektir. Bu nedenle, tüm bilimlerin kişinin kendini bilmesinde saklı olduğunu söylüyoruz.
Kendini bilen insan, yanlış yapamaz, başkalarına haksızlık yapamaz, başkalarının hakkını, hukukunu tanımazlık yapamaz.
Kendini bilen insandan başkalarına zarar gelmez.
Kendini bilmek, bu kadar önemlidir.
Konumuzla ilgili olduğunu, hatta konumuza ışık tutacağını düşündüğüm iki dizeye yer vereceğim.
“ Çeşm-i insaf kadar kâmile mizan olmaz
Kişi noksanını bilmek kadar irfan olmaz”
Yukarıya aldığım iki dize(Talibi) mahlasıyla şiirler yazan Bursalı Talib Muhammed Beye ait.
Herkes, noksanını bilse; insanlar arasındaki ilişkilerdeki tüm sorunlar çözülür.
Kişi noksanını bilse; Kimse kimseye zarar veremez, kimse kimseye iftira edemez, kimse kimsenin gıyabını etmez.
Kendini bilme konusunu Yunus Emre’de bir dörtlüğünde ne güzel işlemektedir:
“İlim, ilim bilmektir
İlim, kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır”
Okumak, Bilimsel alanda pek çok kapının açılmasını sağlar.
Eğer okudun, hem de çok okudun da, hiç bir kapıyı açamıyorsan, okudukların bir kulağından girmiş, öbür kulağından çıkmış demektir.
Okumak, insanda, okuduklarından bir iz bırakmalıdır.
“Oku da adam ol” deyimi boşuna söylenmemiştir.
Çok okumuş ama adam olamamış ve kendini bilememişsen, Yunus Emre’nin deyimiyle ya nice okumaktır”