enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Bu Topraklar Kolaylıkla Özgürleşmedi

26.04.2026 13:51
0
A+
A-

Biliyorsunuz, uygar olarak düşündüğümüz batılılar, Osmanlı İmparatorluğunu çökertmek için 600 yıl uğraştılar. Sonunda başardılar.

Mustafa Kemal gibi bir dahi ortaya çıkmasaydı, dağıtılan orduyu yeniden düzenlemeseydi, değerli silah arkadaşlarıyla ve hangi kökenden olurlarsa olsunlar, halkla birleşerek Türk Kurtuluş Savaşını başlatmasaydı, şimdi hür ve bağımsız bir ulus olarak yaşadığımız bu topraklarda, kim bilir, Türk Milletinin yerine kimler yaşayacaktı

Bu ülke, bu topraklar, bu sancılı topraklar kolaylıkla özgürleşmedi.

Ömer Bedrettin Uşaklıgil’in, savaşa gidip de gelmeyenlerin, gelip de ana-babasını görmeyenlerin acısını dile getiren bir şiiri vardır Aynı zamanda bestelenen bu şiir şöyle başlar:

“Gidip de gelmemek var/Gelip de görmemek var/Diye ağladığın gün/İçimde yandı anne/Öksüz kalbimde yine/Bir dert uyandı anne!”

Türk Kurtuluş Savaşında öğle olmadı mı? Kurtuluş savaşı öncesindeki Çanakkale savaşlarında öğle olmadı mı?

Dayım Hazım N. Tuğlu 1896 doğumluydu. 17 yaşını doldurduğu 1913 yılında askere alındı. 9 yıl sonra 1922 yılında memleketi Kelkit’e döndü. Nice canlar verdik özgürlük için.

Sarıkamış’ta, on binlerce askerimiz soğuktan, tüfekleri ellerinde donmuştu!

Şimdi özgürce yaşadığımız bu topraklar, bu toprakların insanları bağımsızlıklarına kolay kavuşmadılar!

O parti, bu parti, o görüş, bu görüş diye, niye birbirimizi yiyoruz?

İsrail 1848 yılında Araplardan satın aldığı topraklara yerleşerek, 78 yılda Orta Doğuya hükmetmeğe çalışıyor. Biz, Cumhurbaşkanlığı forsunda yıldızlarla belirtilen 16 Devlet kurmuş, binlerce yıllık bir devletiz…

Önceki yazımda da belirttiğim gibi, niye birbirimizin ayağına çelme takarak enerjimizi boşa harcıyoruz.

Üç yanımız denizlerle çevrili. Kadrini bilmediğimiz, günden güne azalttığımız ekilebilir arazilerimiz, ormanlarımız, yaylalarımız, akarsularımız var.

Balıklar için söylenen bir deyim vardır; “Onlar derya içredir, ama deryayı bilmezler”

Biz de, bu kadar kutsal topraklar üzerinde, milyonlarca şehit kanı dökerek kurduğumuz bu ülkede, ömrümüzü, birbirimizle uğraşarak geçiriyoruz.

Niye aklımızı başımıza devşirmiyoruz?

Yazık değil mi?

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.