25 Kasım, kadına yönelik şiddetle mücadele günüydü. Yazıyı o güne denk getiremedik. Farklı günlerde de olsa, kadına yönelik şiddetin durdurulması konusunu sürekli işlemekte yarar var. Çünkü yıllardan beri kadına yönelik şiddet durmuyor.
Bu konu bizim sütunumuzda da, ülke genelindeki basının tümünde de işleniyor.
İşleniyor da ne oluyor?
“Adın ne?
Reşit.
Sen söyle, sen işit” oluyor.
Çünkü kadını ikinci sınıf bir vatandaş olarak görüyorlar. Kadına şiddet uygulayan, kadınları vahşice katledenler de bu gerçeği biliyor. Kadınları şiddetle ve vahşice öldürenlere iyi hal uygulaması bile yapılıyor.
Şiddet, aile içinde başlıyor. Ülkemizin bazı yörelerinde evlilik bağı konusunda kızların hiçbir söz hakkı yok. Gerçek dışı bilgilerle donatılmış söz de dinciler, 9 yaşındaki çocukların evliliklerine cevaz verilebileceğini ileri sürüyor.
Hangi dinde böyle bir saçmalık var?
İslam dininde mi, Hıristiyanlıkta mı, Yahudilikte mi?
Dini konuları çok iyi bilen İslam âlimleri, 9 yaşındaki kız çocuklarının evliliklerini kesinlikle önermiyor.
Hem kızların kendi yaşamlarını ilgilendiren konularda eşlerini seçme özgürlüğünden yoksun bırakmak ne demek?
Ayrıca, bazı bölgelerimizde, kızları para karşılığında, yaşça kendisinden çok büyük kişilere veriyorlar. Bu durum evlilik kurumunun kısa zamanda bozulmasını çabuklaştırıyor.
Yine bazı yörelerimizde kız çocuklarının okutulmaması, kızların ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda söz sahibi olmasını engelliyor.
Dikkat ederseniz, kadına şiddet hep gelişmemiş toplumlarda göze batacak derecede sık işleniyor.
Kızlar, kadınlar, eşlerinin ve yakınlarının kölesi değil.
Kadını ikinci sınıf bir insan olarak görmek, köleliği de özendiriyor.
Kadına şiddeti ulus olarak topluca ele almak ve şiddet gösterenlere en ağır cezaları vermek, kızlarımızı, kadınları ekonomik bağımsızlığa kavuşturmak, kız çocuklarının lise ve üniversite öğrenimi görmelerini sağlamak, şiddeti önleyecek unsurlar arasındadır.
Bu konuda önlem almak, başta hükümetlerin görevidir.
Bu konuda, ana-babaların, ağabeylerin ve tüm erkeklerin de sorumluluğu olduğunu hatırlatmak zorundayız.