İroni; Fransa’dan geçmiştir dilimize. Tek başına kullanılacağı gibi, başka sözcüklerle birlikte de kullanılır. Birçok anlamı vardır. Türkçe de gülmece ve bir konunun zıddını ifade etmek için de kullanılır.
Amacım İroni sözcüğünün ayrıntısına girmek değil.
İyi tanımadığım birisi, son yazılarımda değindiği geçim sıkıntısı ve maaşların yetersizliği, özellikle de Bağ – Kur ve SSK emeklilerine (Daha önce zam yapıldığı ileri sürülerek) yeniden zam yapılmamasını eleştiriyor.
“Eğer” diyor, “Az maaş alanlar ve geçim sıkıntısı çekenler sizin gibi düşünseydi, 21 yıllık iktidarı %52 oyla tekrar iktidara getirmezdi”
Bu gerçek bir eleştiri ise, söyleyecek sözüm olmaz. Çünkü herkes bizim gibi düşünmek zorunda değildir.
Bu bir ironi de olabilir. Yani, vatandaş benim gibi halkın geçim sıkıntısı içinde olduğunu görüyor ama benden çok vatandaşı eleştiriyor. Yani, demek istiyor ki, alan memnun, satan memnun, sana bana ne oluyor?
Gerçekte, yalnız memur ve kamuda çalışan işçiler değil, her ikisinin emeklileri de maddi açıdan sıkıntı içinde. Yalnız memur, işçi ve emeklileri mi?
İşi olmayanlar, işleri olduğu halde kazançları pahalılık, birbiri ardından gelen zamlarla küçük esnaf ve sanatkârlar, arazilerini ekip biçemeyen çiftçiler, el emekleriyle ya da sırtlarıyla günü birlik çalışıp geçimlerini sürdürmeğe gayret edenler de sıkıntıda.
Nereden biliyoruz?
Biz de halkın içinde yaşıyoruz. Halktan uzakta değiliz. Sık sık karşılaştığımız dinlediğimiz insanlar var.
Adam ya da yakını hasta olanlar, kendi hastalığının da, yakınlarının da tedavilerini yaptırmakta zorlanıyor. Devlet hastaneleri bile, az da olsa parasız tedavi yönüne gidemiyor. İlaçların bazılarından eczacıları fark almaya ve bu farkı devlete ödemeğe mecbur tutuyorlar. Eczacılar da bu konudan yakınıyor. Çünkü pek çok vatandaş gerçeği anlamakta zorlanıyor.
Vatandaş geçim sıkıntısı üzerine İRONİ yapıyorsa, o da bir ustalıktır.
Yahya Kemal Beyatlı, ölenlerin iyi durumda oldukları için, geri dönmediklerini ifade ediyor ya; “SESSİZ GEMİ” adlı şiirinde:
“Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden
Birçok seneler geçti, dönen yok seferinden”
Bana göre, Beyatlı bu dizileriyle ironi yapıyor.
Ne var ki, son seçimlerde, vatandaş iktidara daha çok oy verdiyse, biz ironi yapsak da sonuç değişmez.