Bu gerçeği yalnız ben söylemiyorum. Ülke genelinde binlerce yazar, çizer, bilim adamları, siyaset adamları söyleyip duruyor.
Söyleniyor, yazılıyor da ne oluyor?
Hiçbir şey olduğu yok. Yoksul halka umut veren bile yok.
Bilmem anımsar mısınız? Geçmişte bu konuyu TBMM de gündeme getiren muhalif bir milletvekili; “Halk kuru ekmek bulmakta bile zorlanıyor” demişti., iktidar milletvekili de; “Kuru ekmek bulabiliyorsa, aç değiller demektir” yanıtını vermişti.
Halkın deyimiyle, sizlere ballı börek, halka da kuru ekmek! Öğle mi?
Herkes, elini vicdanına koysun, milyonlarca emekli 16 bin 800 lira maaş alırken, asgari ücretle çalışanlara 22 bin lira verilirken, yine milyonlarca memur ve emekli 30bin lira ve daha altında maaş alırken 100 bin liralara, 150 bin liralara para demeyen birkaç milyon azınlık lüks içinde yaşıyor.
Bunları söylemek ya da yazmak, el âlemin fukaralığını istismar etmek midir?
“Evet” diyenlere yanıtımız şu: gerçekleri söylemek ne zamandan beri istismar oldu?
Açlık, yoksulluk, fukaralık insanların yalnızca geçim sıkıntısı çekmesine neden olmaz, onunla birlikte yoksul insanların çoğu, baş edemediği fukaralık nedeniyle, edebini, ahlakını korumakta da zorlanır.
Yoksulluk çeken ailelerde, çocukların geleceği de karartılmış oluyor.
Nasıl oluyor?
Bir ilkokul öğrencisinin çantası 3 bin liranın altında dolmuyor. Milyonlarca anne, çocuklarının çantasına öğle vakti yiyecekleri bir şeyler koyamıyor. Çocuklarını iyi eğitim veren okullarda okutamıyor. Hastalarını baktıramıyor. Yüksek Öğretim, milyonlarca ailelerin çocukları için bir hayal oldu. Çocuk yaşta çalışarak, kendisine ve ailesine katkı sağlamaya çalışanların iş kazasında öldüklerine ilişkin haberleri yazılı ve sözlü basından sık sık duyuyoruz.
Önümüzdeki mevsim, kışın habercisidir. Çocuklarının karınlarını doyuramayan aileler, onları nasıl ısıtacak. Elektrik ve doğalgazı olanlar, kullandıklarının bedelini nasıl ödeyecek? Her ikisi de olmayanlar ateş pahası odun ve kömür nasıl alacak?
Halkın içinde yaşayan, her gün halkla birlikte olan insanlar olarak, bunları yazıp söylemeyelim mi?