Yaşadığımız dünyada, birbirine çok yakışan güzellikler vardır. Gümüşhane Belediyesinin Talat Ülker adına, 3.sünü düzenlediği kitap fuarı da o güzelliklerden biridir. Çünkü Talat Ülker’in yaşamının önemli bir bölümü kitapla, kitap okumak ve yazmakla, edebiyat dünyamıza, kültür dünyamıza değerli eserler bırakmakla geçmektedir.
Gümüşhane’de yaşayan bizler hangi ölçüde bu gerçeğin farkındayız bilemiyorum. Ama şiirle, romanla, öykülerle ve edebiyatımızın diğer dallarıyla ilgilenen bilim dünyası bunun farkında.
Talat Ülker’in önderliğinde düzenlenen pek sosyal ve kültürel etkinliklerin içinde oldum. Ne yazık ki, bugün başlayacak olan Kitap Fuarı etkinliğinde (şehir dışında olmam nedeniyle) bulunamamanın üzüntüsü içindeyim.
Niye?
Bulunamayacağımın niyesini, somut bir örnekle açıklamak isterim.
Gümüşhane Köy Hizmetleri Müdürü Aydın Kocaman Gümüş Otel’de, deyim yerindeyse demleniyormuş. Birisi de yanına yaklaşmış ve demiş ki, “Ben de oturabilir miyim?” Aydın Bey de; “Buyur, otur” deyince, adam oturmuş. Birlikte demlenmeye devam etmişler. Adam, Aydın Beyle birlikte oturmasının nedenini söylemiş. Adamın, Köy Hizmetleri iş makinalarından birine 2, 3 saatlik ihtiyacı varmış. “O iş makinalarından birini bana verir misiniz?” diye sormuş. Aydın Bey de “veririm” demiş.
Ertesi gün adam Aydın Beyin yanına uğramış, “Akşam söz verdiğin iş makinasını almaya geldim” demiş. Aydın Bey de; “veremem” deyince, adam; “Ama akşam söz verdiniz” deyince Aydın Bey; “Getir akşamki kafayı, yine verim” diyerek, konuyu noktalamış.
Gümüşhane Talat Ülker Kitap Fuarına niye gelemediğime gelince, 90 yaşını geçen birisi olarak, getirin bu yaşın öncelerini, yine geleyim.
Gümüşhane Kitap Fuarları için gençlerden umutluyum. Büyük Atatürk, ülkemizin geleceğini gençlere emanet etmekte haklıydı.
Bu duygularla, Gümüşhane Talat Ülker Kitap Fuarını gönülden kutluyor, fuarda emeği geçenlere, katılanlara sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.