Kentlerin dili var mıdır?
Vardır.
Kimi kez insanlar, belli bir yaşın üstüne çıkınca: dağlar için, ovalar için, yaylalar için, denizler, göller ve kentler için; “Buraların dili olsa da söylese” derler.
O dedikleri yerlerin, özellikle de kentlerin dili vardır. Kentlerin dili, insanların belleğindedir. İnsanların belleğinden de tarihe geçmiştir.
Kentlerin dilini, o kentlerde yaşayan yaşlı insanlardan sorup öğrenemiyorsanız, tarihten öğrenirsiniz.
Gümüşhane, 1925 yılında, Trabzon’a bağlı bir Sancak’tı. O tarihlerde Sancaklara Mutasarrıflık denirdi. Kaymakamlar, valiler gibi, her Sancağın bir Mutasarrıfı vardı. Mutasarrıflık Valilik’ten küçük, Kaza’lıktan büyük yerlere deniyordu.
Gümüşhane’nin Mutasarrıfı da Ahmet Durmuş Bey idi. Soyadı kanunundan sonra(1934) Evrendilek soyadını almıştı. Kelkit; ( O günkü adıyla, Çiftlik) Şiran, (O günkü adıyla Karaca) Torul, (O günkü adıyla Ardasa) Gümüşhane Mutasarrıflığına bağlıydı.
Gümüşhane’nin merkezinde de, ilçelerinde de fabrika gibi, fabrika yerine geçebilecek küçük tesisler gibi, içinde insanların çalıştığı hiçbir kurum yoktu.
Kelkit ve Şiran da, sonradan ilçe olan Köse’ de halk, tarımla geçinirdi. Tarlası olanlar tarlalarında, olmayanlar, tarlası olanların tarlalarında, çok az sayıdaki insanlar da, gurbetlerde çalışarak geçimlerini sağlarlardı.
Gümüşhane Merkez ilçede, Torul’da, sonradan ilçe olan Kürtün’de, kimileri el hünerleriyle, kimileri de meyvecilikle geçimlerini sağlarlardı.
Tüm ilçelerde, İptidai olarak adlandırılan birer ilkokul, Rüştiye olarak adlandırılan birer Ortaokul vardı. O tarihlerde hiç birinde İdadi olarak adlandırılan Lise yoktu.
Gümüşhane Merkez ilçede Öğretmen Okulu 1954 yılında, Lise, 1955 yılında, İmam Hatip Lisesi ve diğer liseler 1966 ve sonraki yıllarda açıldı.
Kelkit ilçesinde, dedem Ziya Efendinin de bulunduğu iki-üç kişi, Şiran ve Torul’da da aynı miktarda, Gümüşhane’de daha çok sayıda kişi, o günkü adıyla İdadiyi, (Bugünkü adıyla Liseyi) başka illerde okurdu.
Daha sonraki yıllarda, Üniversiteyi; Kelkit’te amcam Muammer Bey, Nihat Sargınalp Bey, Şiran’dan Hüsrev Doğan, Torul’da Bedrettin Tuncel, Gümüşhane’de; Tahir ve Hayri Mısırlıoğlu, Ahmet Kamil ve Şeref Akdik, Cemal Hüsnü Taray, Hasan Fehmi Ataç, Nedim Mısırlıoğlu, Hüseyin Nihal Adsız, Vasfi Mahir Kocatürk, Necati Akagün, Halit Zarbun, Sabri Özcan San’ın bulunduğu, parmakla gösterilen daha niceleri Yüksek Öğretimlerini yapmışlardı.
Şimdi yalnız il ve ilçe merkezlerinde değil, neredeyse her köyümüzde, en az bir Üniversite mezunu var. .
Gümüşhane İl olmadan önce il merkezi, eskilerin (Eski Şeher, Yukarı Şeher dedikleri) Süleymaniye’deydi.
O dönemde Gümüşhane Merkez ilçenin bugünkü yerinde, Daltaban da, Çamlıca’da (Kızılköy), Sorda’ da (bugünkü Bağlarbaşı), Halgent’de(Bugünkü Eskibağlar) yaşayanlar da vardı.
Gümüşhane il olduktan sonra (1925) bugünkü yerine taşındı. Yıkılıp yeniden yapılan önceki Vali konağını, onun doğrultusundaki iki binayı, Ali Bey çarşısındaki yolun iki tarafında bulunan binaları Ali Fuat Kadirbeyoğlu yaptırdı. Ataçlar, Zarbunlar, Sanlar daha başkaları da konaklar, evler yaptırdılar.
Kentlerin dili var mı? Var, işte anlatıyoruz. Allah sağlık verirse, Kentlerin başka alanlardaki dillerini de gelecek günlerde, haftalarda yazarız.