enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

GENÇLİĞİN ZARARLI ALIŞKANLIKLARA KARŞI KORUNMASINDA BİR KALKAN: YEŞİLAY

09.06.2024 16:24
0
A+
A-

Milletlerin geleceğini aydınlatan ışık, gençlerin gözlerinden yansıyan parıltıdır. Onun parlaklığı ve ışıltısında hakikatlere erişiriz, aksi halde karanlık dehlizlerde kaybolur gideriz. Onların ışığının hiç sönmemesi biraz da ebeveynlerin ve toplumun elindedir. Onları şefkat kanatlarımızın altına alabilirsek kötülüklerden ve kötülerden koruruz. Aksi halde şer odaklarının kara taşlı değirmenlerinde un ufak olarak kaybolur giderler.

Çocuklarımız her şeyimizdir. Onlar için neler yapmayız ki!… Yeri gelince onlar için saçımızı süpürge ederiz. Fakat bazen başlarına gelebilecek muhtemel felaketleri göremeyiz. Onları serbest bırakarak ateşe sürükleriz. Bir noktadan sonra da kontrolü kaybederiz.

Günümüz toplumlarında yarınlarımızın ümit kaynağı olan gençlerimizi bekleyen büyük tehlikeler vardır. Bunların başında bir kısım bağımlılıklar gelir. Genç beyinler bağımlılığın tuzağına düşünce onu oradan kolay kolay çekip alamayız. Onun için oraya düşmeden evvel elimizden gelen neyse onu yapmalıyız.

Genci bağımlılığa iten ailevi, sosyal, genetik gibi nedenler vardır. Bu nedenler oluşmadan gerekli önlemimizi almalıyız. Onların küçüklüğüne ve saflığına bakıp da aldanmamalıyız. Kötü çevre faktörünü asla göz ardı etmemeliyiz. Zira zararlı maddelerin kullanımı genellikle erken yaşlarda başlıyor. Çünkü küçükleri kandırmak ve zehirli örümcek ağına düşürmek kolay oluyor. 15 yaşından önce başlamak bu kötü gidişin işaretidir. Başlangıç en çok 15–25 yaş arasındadır. 25 yaşından sonra başlayanların sayısı azdır. Bu yaşa gelene kadar kötü alışkanlıklara müptela olmayan gencin bundan sonra bu riskle yüz yüze kalması diğerlerine göre zayıf bir ihtimaldir. Çünkü o yaştaki gencin kişiliği artık oturmuştur.

Toplumun temel dinamiklerinden biri olan gençliğimiz her an risk altındadır. Bilindiği gibi toplumun temel dinamiklerini korumak için bir kısım kuruluşlar vardır. Bunlardan birisi de Yeşilay’dır. Bu teşkilat, zararlı alışkanlıklarla etkin ve kalıcı olarak mücadele etmek için kurulmuştur. İnsanlığın sağlık ve huzur içerisinde yaşaması için kurulan Yeşilay geçmişten bugüne gelene kadar pek çok hayırlı teşebbüse vesile olmuştur. Bu faydalı cemiyet, merkezi İstanbul’da olmak üzere 1 Mart 1920 tarihinde ‘Hilâl-i Ahdar’ adı ile kurulmuş, daha sonra sırası ile ‘Yeşil Hilâl’ ve ‘Türkiye Yeşilay Cemiyeti’ adını almıştır.

Türkiye Yeşilay Derneği zor şartlar altında ve kıt kaynaklarla milyonları kötü alışkanlıklara karşı koruma mücadelesi vermektedir. Derneğin amacı, Yeşilay tüzüğünün üçüncü maddesinde açık seçik ifade edilmektedir: “Bu dernek yurdumuzda ahlâkî ve kültürel bir kalkınma atmosferi içinde içki, uyuşturucu ve sigara bağımlılığı gibi toplum ve gençliğin beden ve ruh sağlığını tahrip eden bağımlılıkları önlemenin yanında, kumar, fuhuş ve ekran bağımlılığı gibi gençliğe ve topluma zarar veren bütün zararlı alışkanlıklarla mücadele etmek, millî kültürüne bağlı nesiller yetiştirmek amacı ile kurulmuştur. Derneğin amacı içki, uyuşturucu madde, sigara tüketimini ve diğer kötü alışkanlıkları, devlet organları ve sivil toplum kuruluşları ile de iş ve gönül birliği yaparak asgariye indirmektir.”

Yeşilay, başta gençlik olmak üzere halkı uyuşturucu, alkol, sigara gibi kötü alışkanlıklara karşı korumak ve uyarmak için mücadele eden gönüllü bir teşekküldür. Cumhuriyetten daha eski olan bu gönüllü kuruluş, halkın desteğiyle bugünlere gelebilmiştir. Şayet devlet ve halk desteği birleşirse bu güzide kurum faaliyet ve tesir sahasını bugünküyle kıyaslanmayacak ölçüde genişletecektir. Bundan da kazançlı çıkacak olan bizleriz.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.