enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

  ATEİZMDEN DEİZME İNANÇ(SIZLIK) BUHRANLARI-1

23.06.2024 17:38
0
A+
A-

                    Ateizm, Türkçede “tanrıtanımazlık” kavramıyla karşılanmaktadır.

İnsan, yemekten ve içmekten ibaret bir canlı varlık değildir. Yemek, içmek, uyumak, nefes almak,  sağlıklı metabolizma, cinsellik ve boşaltım bizim hayvanî yönümüzü oluşturur. Bu, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin en alt tabakasıdır. Bu yönümüzün yanında, hissî ve uhrevî ihtiyaçlarımız da vardır. Güvenlik, sevgi (ait olma), saygınlık, kendini gerçekleştirme Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde yerini alan diğer unsurlardır. Biz insanlar zaman gelir üzülür (mahzunlaşır), zaman gelir neşeden kabımıza sığmayız. Her iki durumda da ruhumuz hâlden hâle girer. En önemli dayanağımız da, içimizin kavrulduğu zamanlarda gölgesine sığınacağımız bir inanca sahip olmamızdır. O gölgelikten mahrumsak vah hâlimize!

Her insan iş ve eylemlerinde, darda kaldığı zamanlarda bir şeylere inanmak, bağlanmak ve  ondan güç almak ister. Âdemoğlunun iç dünyasında (yaratılışında) var olan fıtrî bir ihtiyaçtır bu. Söz konusu bu ihtiyaç giderilmezse ruhsal rahatsızlıklara zemin hazırlar. Herkes yaşadığı süre içerisinde öyle veya böyle (doğru veya yanlış) bir şeylere inanmak ve dayanmak zorundadır. Bu, kişinin bir çeşit motivasyon kaynağıdır da… Fakat bir de inançsızlığı inanç edinenler var. Haddizatında inançsızlık da, batıl da olsa, bir inanç sayılır.

İnançsızlık deyip de geçmemek lâzım. İnsanı yiyip bitiren, çıkmaza sürükleyen, huzuru bir değirmen misali öğüten, çağımızın iflah olmaz manevî hastalıklarından birisidir o.

Allah’ın var olduğuna inanan görüşe felsefede “teizm”, Allah’ın varlığını inkâr eden düşünceye de” ateizm” denir. “Ateizm” İngilizcedeki “A” olumsuzluk edatıyla oluşturulmuş bir kelimedir. Allah’ın varlığını inkâr eden tutarsız bir felsefî görüştür. Ateistler Allah’ı ve ruhu inkâr ederler. Onların bu iddialarının hiçbir haklı ve mantıklı gerekçesi yoktur.

Her şeyi bir tesadüfün sonucu olarak gören ateizm, Türkçede “tanrıtanımazlık” kavramıyla karşılanmaktadır. Bunlara “kâfir, müşrik, zındık” ve özellikle “mülhit” de denmektedir. Ateizmin akılla, mantıkla ve insafla açıklanabilir bir tarafı yoktur.

 

Ateizm bugün fikrî dayanaklarını kaybetmiştir.

Ateistler Allah’a inanmayı ve ona sığınmayı bir acizlik olarak görürler. Allah’a kulluk onların gururuna dokunur. İnsanın acizliğini asla kabul etmezler. Yaratıcıyı kabul etmek, ondan talepte bulunmak (dua etmek) zorlarına gider. Oysa ne kadar da acizdirler, bir bilseler!

Ateizm bugün fikrî dayanaklarını kaybetmiştir. Ateistler tabir caizse havanda su dövmektedir. Ateistlerin fikir babaları olan Darwin’in evrim teorisi geçerliliğini yitirmiştir. Bu durum ateistlere büyük bir darbe vurmuştur. Önemli bir kaleleri düşmüştür. Fakat hâlâ akılları başlarına gelmemiştir. Bir adım önünü görmekten acizdirler; aynı bataklıkta debelenmektedirler. Gözleri kör, kulakları sağırdır. Hakikatlerden kaçıp durmaktadırlar.

Tarih boyunca ateistler evrenin ezelî olduğunu savunmuşlardır. XX. yüzyılın başlarında Einstein’in geliştirdiği “Genel Görelilik” kuramı ile kozmoloji bilimi evrenin ezelî mi yoksa sonradan mı yaratılmış olduğu konusunda son sözü söylemiştir. Bu kurama göre evren 13.8 milyar yıl önce “büyük patlama” adı verilen bir açılma ile var olmaya başlamıştı. Bu kuramdan sonra, kozmologların çoğu, evrenin bir başlangıcı olduğu düşüncesini kabul etmişti. Bu durum ateistlerin ellerindeki zayıf malzemeyi çöp durumuna düşürmüştür.

Zor zamanlarda sığınılacak bir gücün varlığına inanmak büyük bir rahatlık sağlar insana. Ona dayanır ve ondan kuvvet alırsınız. Bu durum, teşebbüs gücünüzü artırır. Hayata daha sıkı tutunmanızı sağlar. Tesadüflerin kör kavşağında bocalamazsınız. Her adımınızı bilerek atarsınız. Nereden geldiğinizi ve nereye gideceğinizi bilir, ona göre yol alırsınız. Bunların yanında öteki dünya inancı bize huzur verir, ebedîliğin hazzını doyasıya yaşarız.

Hayatım boyunca ateistlerin samimiyetinden hep şüphe etmişimdir. Çünkü akıllı bir insanın Allah’ı bilememesi ve bulamaması için ya kör ya da ahmak olması gerekir. Kişi en basitinden aynaya baksa, yaratılışındaki o harika nizama akıl erdirse gerisi gelecektir. Özellikle bazı bilim adamlarının ateist olmasını hiç anlayamıyorum. Çünkü pozitif bilim, yaratılışın eninde sonunda Allah’a dayandığını ortaya koyuyor. Adına ne derseniz deyin, bu kusursuz kâinatı yaratan bir güç var. Hiçbir şey kör tesadüfün eseri değildir. Bu âlemde tesadüfe tesadüf etmek mümkün değildir. Ateizmin mantıksızlığı güneş gibi aşikârdır.

 

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.