Eskilere, sadece örnek almak için döndüğümüz olur. Bugünkü koşulları aşağı indirmek, eskileri yukarı çıkarmak için değil.
Zamanla, insanların değer yargıları elbette değişecek. Her alanda, var olanı korumak marifet değildir. Sanat, edebiyat, sanayi, zamanla başka bir şekil alır ve gelişir. Kimi ülkeler ortadan kalkar, yeni ülkeler kurulur. Nehirler yer değiştirir. Göller kurur. Ülkelerin ve dünyanın sosyal siyasal ve fiziki haritaları değişir.
Bu alanlardaki değişimler, doğanın etkisiyle de olabilir insan iradesiyle de olabilir.
Çocuklara yönelik bir şiirde;
“Eskiyi unut
Yeni yolu tut,
Türklüğe umut,
Sen ol çocuğum” deniyordu gelişmeye öykünmek, yeniliklere uyum sağlamak için.
Şimdi, ele alacağımız konu, ulusal bayramlardır.
İlkokula başladığımız 1941 yılından bu yana kutladığımız ulusal bayramlar, günümüzden çok daha heyecanlı, çok daha görkemli, çok daha kalıcı izler bırakan türdendi.
Şimdikiler öyle mi?
Ülkenin iradesini, bütünlüğünü yabancıların emrine vermek, uygar dünyaya ayak uyduracak, bilimin her dalında çağdaşlaşacak bir konumda olmak, kimilerini rahatsız ediyor belli ki.
Geçirdiğimiz 19 Mayıs Atatürk’ü anma, Gençlik ve Spor Bayramının, ne kadarı yerli, ne kadarı milli olduğu belli olmayan ülkemize ait TOGG otomobiliyle gölgelemeye çalıştılar.
Amaç, yalnızca yeni yapılan otomobili tanıtmak değil, hem seçim propagandası yapmak, hem de Gençlik ve Spor Bayramını sıradanlaştırmaktı.
Ülke genelinde ulusal bayramları gerektiği gibi kutlamak yerine, kutluyormuş görüntüsü vermek Türk Ulusunun kabul edeceği bir durum değildir.
Göreceksiniz, ulusal bayramlar, eski görkemine uluşacak ve eski değerini koruyacaktır.
Çünkü bu bayramlar( 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı) yüz binlerce şehit kanıyla sulanmış bu topraklarda, geçmişle bugün ve gelecek arasında bir köprü kurmak amacıyla yapılmaktadır. Birilerinin reklamını yapmak için değil.
Biz göremesek de, genç kuşaklar ve onlardan sonra ki kuşaklar, gelecek olan ulusal bayramların eskisi gibi kutlanacağını göreceklerdir.
Bilimsel gelişmeyi durdurmaya çalışmak, suyu yokuşa akıtmak gibidir. Tekniği kullanmadan suyu yokuşa akıtamayacağınız gibi, Atatürk’ü ve ulusal bayramları ne kaldırabilir ne de yok sayabilirsiniz.
Bayramların armağan edildiği çocuklar ve gençler bilimsel gelişmeleri izleyerek, ulusal bayramların gereğini de yapacaklardır.