Erken kalkmanın yararlarını anlatmak için çok özlü sözler vardır. Yıllar önce, ilkokul öğrencilerine de bir şarkı şeklinde; “Erken yatarım, erken kalkarım, bir yumurtayı sütle çalkarım” öğüdü verirlerdi. Çocuk yaştan çoklara erken kalkmalarını belletmek için.
O nedenle eskiler de, başlığa aldığım “Erken kalkan yol alır” ifadesini kullanmışlardır.
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri de “Az ye, az uyu, az konuş” önerisinde bulunmuştur.
Halkı erken kalkmaya alıştırmak için; “Rızıklar erken dağıtılır” türü rivayetlerde de bulunulmuştur.
Çok çalışmayı, çok üretmeyi amaçlamaktır gerçek olan. Tüm söylemler bunun içindir.
Âdem Peygamberden bu yana geçen süre içinde, insanlara biçilen ömür, bir kova içine batırılan iğneye bulaşan ıslaklık kadar bile değildir. Öyleyse, bu kısa ömrü iyi değerlendirmek ve bu ömre çok şey sığdırmak gereklidir.
Bazı yazarların, bazı bilim ve düşünce adamlarının yayınladığı kitapları üst üste koysanız, kendi boyunu geçer. Bu kadar eser, çok uyuyarak değil, yeteri kadar uyuyarak elde edilebilir.
Benim çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği Kelkit’te, az sayıda olan esnaflar, sabah namazını kıldıktan sonra evlerine gitmez, dükkânlarını açarlardı. Sabah kahvaltılarını da ya evden getirdikleri bazı yiyeceklerle, ya da fırınlardan aldıkları ekmeklere, kendi sattıkları yiyecekleri de katık yaparak karınlarını doyururlardı.
Annem yattığımız odaya gelir, “Oğlum” derdi, “İki eşeği olan birini sattı ve aldığı parayı harcadı, siz hâlâ uyuyorsunuz” diyerek bizi uyarırdı.
İki eşeğin birini satıp, aldığı parayı harcamak nasıl olur?
Erken kalkarak olur.
8 saatlik uykudan sonra, 16 saat çalışarak elde edilen kazancı, siz 12 saat uyuduktan sonra kalktığınızda elde edebilir misiniz?
Bu ifadeyi o yana, bu yana çevirenler çıkabilir.
Biz amacımız, erken kalkmayı ve çok çalışmayı gündeme getirmek içindir.
Bu konuda daha uzun ifadeler kullanılabilir ama lafı uzatmaya gerek yok. Arif olanlar ne anlatmak istedeğimizi anlamışlardır.