enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Dünden Bugüne Malazgirt Zaferi Ve Edebiyatımızdaki Yeri-2

30.06.2024 08:00
0
A+
A-

Dünya savaş tarihi içerisinde tam bir taktik savaşı olarak dikkat çeken Malazgirt Meydan Muharebesi, Türklerin savaş zekâsını göstermesi açısından da dikkate şayandır. Selçuklular bu kritik savaşta “sahte kaçış taktiği (Turan taktiği)” uygulamışlardır. Bu taktik sonrasında düşman askerleri (Bizans ordusu) savaş alanından hızla uzaklaşmıştır.

Malazgirt Meydan Muharebesi’nin cuma günü gerçekleşmesi sanıldığı gibi bir tesadüf değildir.  Şuurlu bir şekilde cuma günü saldırıya geçilmiştir. Sultan Alparslan bunun için, zamanın fakîhi (İslâm hukukçusu) ve imamı Ebû Nasr Muhammed b. Abdülmelik el-Buharî el Hanefî’den fetva almıştır. Büyük fakîh ona “Sen Allah’ın üstün kılacağım diye vaat ettiği İslâm dini için savaşıyorsun. Bu yüzden bütün hatiplerin minberlerde Müslüman halk ile birlikte senin için duada bulunacakları Cuma günü düşmana saldır.’ tavsiyesinde bulunmuştur. O da kendisine çok güvendiği hocasının tavsiyesine uymuş, böylece Büyük Selçuklu ordusu, milletinin duasını ve manevî gücünü de arkasına alarak zafere yürümüştür.

Malazgirt, tarihin akışını değiştirmiş;  ona yepyeni bir güzergâh tayin etmiştir.

Kazandığı şanlı zaferle Türk milletinin ve İslâm ümmetinin yüzünü güldüren, talihini ve tarihini değiştiren Sultan Alparslan (tam adıyla Ebû Şücâ‘ Muhammed b. Dâvûd Adudüddevle Burhânü Emîri’l-mü’minîn), 26 Ağustos 1071 (27 Zilkade 463) Cuma günü namaz vakti yaklaştığında kumandan ve askerleriyle birlikte namaz kılmış, dua etmiş, zafer için yüce Allah’a yalvarıp yakarmış ve askerlerine şöyle seslenmiştir: ‘Ey askerlerim ve kumandanlarım! Daha ne zamana kadar biz azınlıkta, düşman çoğunlukta olmak üzere, böyle bekleyeceğiz? Ben bizzat Müslümanların minberlerde bizim için dua etmekte oldukları bu saatte düşmanın üzerine atılmak istiyorum. Galip gelirsek arzu ettiğimiz sonuç hasıl olacaktır, aksi takdirde şehit olarak cennete gideriz. Beni izlemek isteyenler gelsinler, geri dönmek isteyenler ise serbestçe geri dönebilirler. Bugün burada ne emreden bir sultan, ne de emir alan bir asker vardır. Bugün ben de sizlerden biriyim ve sizinle birlikte savaşacağım. Biz, Müslümanların eskiden beri yapageldikleri bir gaza yapıyoruz.”

Malazgirt Meydan Muharebesi deyip de geçmemek lâzım. Dünya tarihinin akışını değiştiren ve ona yepyeni bir güzergâh tayin eden “Malazgirt Muharebesi Türk ve dünya tarihinin dönüm noktalarından birini oluşturur. Bu zafer sonunda, Bizanslılar’ın bütün maddî imkânlarını kullanarak hazırladıkları büyük ordu dağıldığından daha sonraki yıllarda Türkler önemli bir direnişle karşılaşmadan Anadolu içlerine akarak kısa zamanda Ege ve Marmara kıyılarına kadar ilerlemişler ve bu defa istilâ ve yağma amacı taşımadan fethettikleri toprakları vatan edinip Saltuklu, Mengücüklü, Dânişmendli, Dilmaçoğulları, Ahlatşahlar, Yinaloğulları, Çubukoğulları ve Artuklu devletlerini kurmuşlardır.” (2)

Malazgirt şiirden tiyatroya, hikâyeden romana kadar edebiyatımıza konu olmuştur.

Milli kimliğin inşasında edebiyatın yeri ve önemi büyüktür.Yeni nesiller tarihî dönemleri öğrenirken, tarihî şahsiyetleri kendilerine rol model seçerken  şiirlerden, tiyatro eserlerinden, hikâyelerden ve romanlardan istifade ederler. Onun içindir ki bu konuda yazanlar gerçekleri ezip büzmemeli, sorumlu davranmalı, tabir caizse kılı kırk yarmalıdır.

Tarih sahnesine çıktığı günden bugüne kadar, var olduğu her dönemde İslâm’ın bayraktarlığını yapan milletimize tarihin akışı içerisinde yön tayin eden Malazgirt Meydan Muharebesi (Zaferi), aziz milletimizin serencamını edebî bir dilde yansıtan edebiyatımıza sıkça konu olmuştur. Tıpkı Çanakkale Zaferi ve Kurtuluş Savaşı gibi, Malazgirt Zaferi de şiirden tiyatroya, hikâyeden romana kadar pek çok edebî türde kendine yer bulmuştur.  Fakat bu konuda edebî açıdan istenilen düzeyde kâmil eserler ne yazık ki verilememiştir.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.