İstanbul’un Fatih’i, Avrupa’da “Büyük Türk (Grand Turco)” olarak da anılmıştır.
Tarihimizde Fatih Sultan Mehmed adıyla şöhret bulan İkinci Mehmed 1432 yılının 29 Mart’ında, zamanın Osmanlı payitahtı olan Edirne’de dünyaya gelmiştir. İkinci Mehmed, İkinci Murad’in Hümâ Hâtun’dan olma oğludur. İkinci Mehmed’in çok iyi bir eğitim aldığı; edebiyata, felsefeye, coğrafyaya ve astronomiye ilgi duyduğu söylenir. Hocazâde, Molla Gürânî, Molla İlyas, Sirâceddîn Halebî, Molla Hayreddin onun meşhur hocalarından birkaçıdır. Fatih, Arapça ve Farsça’nın yanı sıra Latince, Yunanca ve İtalyanca da öğrenmiştir.
Osmanlı’nın yedinci padişahı olarak tahta çıkan Fatih Sultan Mehmed çağ açan bir padişah olarak bilinir. Zira onun İstanbul’u Bizanslılardan(Doğu Roma) almasıyla orta çağ kapanmış, yeni çağ açılmıştır. İstanbul’u fethetmesinden sonra “Ebû’l-Feth (Fethin Babası)” diye anılmıştır. Daha sonra bu lakap “açan” anlamına gelen Fatih’e dönüşmüştür. Rivayetlere göre İstanbul’un fethinden sonra “Kayser-i Rum (Roma İmparatoru)” unvanını da kullanmıştır. İstanbul’un Fatih’i, Avrupa’da Büyük Türk (Grand Turco) olarak da anılmıştır.
İstanbul Fatih’i II. Mehmed’in çocukları II. Bayezid, Cem Sultan, Şehzade Mustafa ve Gevherhan Sultan’dır. Torunları ise Yavuz Sultan Selim, Şehzâde Ahmed, Şehzâde Korkud, Şehzâde Murad, Şehzâde Mehmed, Şah Sultan, Ayşe Sultan, Şehzâde Mahmud vb.dir.
Stratejik ve sembolik değeri çok büyük olan İstanbul’u (Konstantinopolis) fethederek Orta Çağ’ı kapatıp Yeni Çağ’ı başlatan Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmed (II. Mehmed), askerî dehası, büyük devlet adamlığı ve entelektüel kişiliğiyle tarihin en büyük liderleri arasında yer almaktadır. O, bu üstün vasfını tahta kaldığı 30 yıllık süre içerisinde defalarca ispatlamıştır. 30 senelik hükümranlığı süresi içerisinde iki imparatorluğa, dört krallığa, altı prensliğe, beş dukalığa son vererek ardında dudak uçuklatan büyük başarılar bırakmıştır.
Üstün bir zekâya ve yüksek bir iradeye sahip olan II. Mehmed, babası Sultan II. Murad’ın isteğiyle 1444’te, henüz 12 yaşındayken tahta çık(arıl)mıştır. Fakat devletin tecrübesiz genç bir sultanın eline bırakılması iç ve dış meselelere ve isyanlara yol açmıştır. Balkanlar’da ve Anadolu’da II. Murad zamanında alınan birçok yer elden çıkmıştır. Bu yüzden tahtı iki yıl sonra 1446’da babasına devreden II. Mehmed, 19 yaşına geldiğinde babası II. Murad’ın vefatıyla 1451’de yeniden (bu sefer kalıcı olarak) Osmanlı tahtına çıkmıştır.
Çağ açıp çağ kapayan kudretli bir Osmanlı padişahı olan II. Mehmed, padişahlığı sırasında, başta İstanbul olmak üzere, birçok yerler fethetmiştir. 1454-1457 yılları arasında Sırbistan’a üç kez sefer düzenleyerek burayı 1459’da Osmanlı topraklarına katmıştır. 1460-1461 yıllarında Mora’yı ve Amasra’yı fethetmiştir. Candaroğulları Beyliği’ni ortadan kaldırmıştır. 1477’de Kırım Hanlığı’nı Osmanlı Devleti’nin egemenliği altına almıştır. 1479’da bir anlaşma yaparak Venedik’le 16 yıllık savaşa son vermiştir. Sultan II. Mehmed, 3 Mayıs 1481 tarihinde Maltepe’de nikris (gut) hastalığından dolayı vefat etmiştir.
Sultan II. Mehmed vefat ettiğinde dünyada iki oğlu vardı. Bunlar büyük oğlu Bayezid (II. Bayezid, Bayezid-i Veli) ile küçük oğlu Cem Sultan (Şehzâde Cem)’dı. Babalarının ölümüyle bu iki kardeş arasındaki taht kavgaları, taraftarlarının da teşvikiyle (kışkırtmasıyla) olanca şiddetiyle alevlendi. Bu saltanat taraftarlarından birinin başında veziriazam Karamanî Mehmed Paşa, diğerinin başında ise Fatih’in güney seferine giderken İstanbul muhafazasında bıraktığı en eski ihtiyar vezir İshak Paşa bulunuyordu. Büyük kavgalar ve çekişmelerin ardından II. Bayezid babasının yerine tahta geçmiştir. Fakat Cem Sultan uzun seneler boyunca taht mücadelesini değişik yollarla sürdürmüş olsa da neticede muvaffak olamamıştır.