26 Ağustos’ta başlayan ve 30 Ağustos’ta, Türk Ordusunun ve Türk Ulusunun esareti kabul etmeyeceğinin kanıtı olan büyük zaferinin 101. Yıldönümüdür. Kutlu olsun.
Büyük Ulusların Yunanlıları kışkırtarak ve destekleyerek ülkemize saldırttıkları hıyanet, Büyük Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmasıyla başlayan Türk Kurtuluş Savaşı, 30 Ağustos Kocatepe savaşıyla, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine altın harflerle yazılmıştır.
Bu konuda, Nazım Hikmet, Atatürk’ü uzun şiirinin bir bölümünde şöyle açıklıyordu:
“Sarışın bir kurda benziyordu.
Mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yerinden kalktı
Ağır ağır yürüdü
Uçurumun kenarına geldi, durdu
Bıraksalar
İnce uzun bacaklarının üstünde yaylanarak
Karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı”
Bu zaferin sonunda Mustafa Kemal, orduları şu emri veriyordu:
“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”
30 Ağustos Başkumandanlık Meydan Savaşını, bütün ihtişamıyla öğrenmek isteyenler, bizim bu yeknesak satırlarımızın dışında, günümüzün teknolojisinin verdiği olanaklara dayanarak, hiçbir kimseye ve hiçbir esere başvurmadan, bilgisayarlarının tuşlarına dokunarak öğrenebilirler.
Günümüz artık, teknik ve teknoloji çağı. Dünya bilgisayarlarımıza dokunacak parmaklarımızın ucunda.
Bizim üzüntümüz, Çanakkale Savaşlarından başlayarak, bulunduğu tüm cephelerden zaferle çıkan ve bize, çağdaş ülkeler seviyesine ulaşmayı gösteren, o bilim yolunu açan, düşünceleri ve eylemleriyle mazlum ülkelere örnek olan büyük Atatürk’ü unutturmak isteyenler içindir.
Unutturabilirler mi?
Kesinlikle hayır!
Dünya tarihi, Atatürk’tün büyük bir hayranlık ve gıpta ile söz edecek, biz susacağız, öğle mi?
Büyük Türk Ulusu; ne 30 Ağustos zaferini, ne de o zaferin ve diğer zaferlerin eşsiz kumandanı Mustafa Kemal’i, Tük halkına bilim yolunu açan Mustafa Kemal Atatürk’ü unutmayacak ve unutturmayacaktır.
Büyük zaferinin kutlu olsun.