Özbekistan tarihî eserleriyle bir açık hava müzesini andırmaktadır.
Yedi bağımsız Türk Cumhuriyeti (Türkiye, Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) arasında şahsına münhasır özellikler taşıyan güzel bir ülkedir Özbekistan. Kuzeyinde Kazakistan, kuzeydoğusunda Kırgızistan, güneydoğusunda Tacikistan, güneyinde Afganistan ve güneybatısında Türkmenistan yer almaktadır. Ülke 12 il’e (Andican, Buhara, Fergana, Cizzak, Namangan, Navoiy, Kaşkderya, Semerkant, Sirderya, Surhanderya, Taşkent, Harezm) , bir bağımsız şehre (Taşkent Şehri) ve bir özerk cumhuriyete (Karakalpakistan Cumhuriyeti) ayrılmıştır.
Halkının yüzde 85’i Özbekçe konuşan Özbekistan’ın başkenti Taşkent’tir. Özbekçe, Çağatay Türkçesinin bir devamıdır. Özbekistan’da 1929 yılına kadar Arap alfabesi, daha sonra Latin (1929-1940) ve Kiril (1940-1993) alfabeleri kullanılmış, bağımsızlığın ardından 2 Eylül 1993’te yeniden Latin alfabesine dönülmüştür. Özbekistan’da en yaygın inanç ise İslâm dinidir. Özbekistan topraklarında Buhârî, Tirmizî, Mâtürîdî, Bahâeddin Nakşibend gibi İslâm dünyasının meşhur din âlimleri ve mutasavvıfları yetişmiştir. Yüzde 82’si Müslüman olan nüfusun büyük çoğunluğu Hanefî mezhebine mensuptur. Buhara ve Semerkant civarında az sayıda Şiî topluluğu mevcuttur.
Özbekistan, Türkistan coğrafyasının merkezinde ve kadim medeniyetlerin mirasının üzerinde yer almaktadır. Özbekistan bu yönüyle bir açık hava müzesini andırmaktadır. Bu ülkedeki kadim eserler her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilmektedir. Bir zamanlar ilim ve irfan medeniyetimizin merkezleri olan Semerkant, Buhara ve Taşkent Özbekistan’ın mâzisinin tapuları hükmündedir. Bu şehirlerdeki eserler şanlı geçmişimize ayna tutmaktadır. Öte yandan bugünkü Özbekistan coğrafyasının olduğu yerde eskiden sanat, siyaset, din ve edebiyat gibi birçok alanda ilerleme göstermiş bir devlet olan Çağatay Devleti bulunmaktaydı.
Özbekistan âlimler ve fazıllar diyarıdır.
Özbekistan tarihten bugüne değin eğitime çok önem vermiştir. Tarih boyunca büyük âlimlerin yetiştiği bu topraklarda eğitim hep ön sırada olmuştur. XIX. yüzyılın sonlarında Taşkent, Buhara, Semerkant, Hîve gibi önemli şehirler başta olmak üzere, çevre illerle birlikte Özbekistan topraklarında toplam 7860 mektep ve medrese mevcuttu. Özbekistan’da ilk üniversite 1920’de “Türkistan” adıyla açılmış, adı 1960’ta “Taşkent” olarak değiştirilmiştir.
Özbekistan Cumhuriyeti’nde iki eğitim bakanlığı vardır. Birinci sınıftan on birinci sınıfa kadar eğitim veren ve adına “mektep” denen okullar ve pedagoji enstitüleri Halk Eğitimi Bakanlığı’na; diğer okul, kolej, enstitü ve üniversiteler Yüksek ve Orta Meslekî Eğitim Bakanlığı’na bağlıdır. Zorunlu eğitim dokuz yıldır. Yüksek öğretim yirmi dört üniversite ve kırk enstitüde sürdürülmektedir. Bunların yarısı ülkenin başkenti de olan Taşkent’tedir.
Özbeklerin zengin bir mutfak ve yemek kültürleri vardır. Bu bahiste namı dünyaca bilinen Özbek pilavına değinmeden geçmek olmaz. Özbekistan’da “ağız açar” olarak nitelendirilen iftar ve bayram sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan “patır” ekmeklerini de unutmamak gerekir. Bu ekmek süt ve tereyağı katılarak özel tandırlarda odun ateşiyle pişirilir. Bu arada Özbekler ekmeğe “nan” derler. Bu kelime Özbekçeye Farsçadan geçmiştir. Ülke genelinde kullanıldığı malzeme ve yöreye göre tandırlarda pişirilen ekmek çeşitlerinin sayısı yüzün üzerindedir. Bu arada Semerkant’ta pişirilen ve pişirme yöntemi babadan oğula geçen “Semerkant ekmeği”ni de unutmamak lâzımdır. Bu ekmek tadı ve dayanıklılığıyla eşsizdir. Özbeklerin ekmeklerini nakış nakış işlemesi, adeta bir sanat eseri titizliğiyle süslemesi dikkatlerden kaçmaz.
Özbekistan’ın edebî ve entelektüel birikiminde söz sahibi olanlar
Özbekistan sadece tarihî eserleriyle değil kültür ve medeniyet adamlarıyla da geçmişe, yaşanan zamana ve geleceğe güçlü mührünü vurmuştur. Bu hususta özellikle edebiyat sahasında Ali Şîr Nevaî sembol bir isimdir. Özbek yazar ve şairlerin eserlerinde Ali Şîr Nevaî’nin izleri açıkça görülmektedir. Yeni nesiller onun gibi yazmaya gayret etmişlerdir.