İnsanlar; zaman içinde, siyasi alanda, ticari alanda, yaşama, olaylara, insanlara bakış açılarını değiştirebilirler mi?
Gençler için olabilir. Çünkü gençler yatağını arayan sel gibidir, sağa vurur, sola vurur, sonunda yatağını bulur ve durulurlar.
Ama ileri yaştakiler, bulundukları partide, bulundukları toplumda, insan onuruna yakışmayan bir olayla karşı karşıya gelirlerse, o partiden, o toplumdan uzaklaşabilirler. Bunun yadırganacak bir yanı yoktur. Ancak, işin içine kişisel çıkarlar girince, mevki, makam, para girince iş değişir.
Hele de, siyasette bir partide iken, farklı çizgideki partilere ağıza alınmayacak sözlerle saldırdıktan sonra, günün birinde, o sövüp saydığı partiye geçer, bu kez ayrıldığı partiye demediklerini bırakmazlarsa, o zaman iş değişir.
Geçenlerde, önceki dönemlerin bakanlarından, Büyük Millet Meclisi Başkanlarından Sayın Bülent Arınç, o döneklerden biri için, halk arasında söylenen bir deyimi kullandı.
Neydi o deyim?
“Sen kimin yârisin yavrum, her yanın oynak!”
Siyasette, bu deyimin muhatabı olacak o kadar çok insan var ki, onun için mi, bunun için mi söylenmiş olmanın hiç önemi yok.
Yine halk arasında; “Sopayı kaldırırsan, yalı yiyen… belli olur” derler.
Ama bazı siyasiler, topaç gibi o kadar dönmüşlerdir ki, artık nerede duracakları belli olmaz.
Geçmişte, birkaç kez parti değiştiren birine sormuşlar; ….. Bey yine partini değiştirmişsin?
Demiş ki; “Dünya dönüyor, Mevlana dönüyor, ben enayi miyim ki, kazık gibi yerimde durayım!”
Onurlu insanlar, kişilik sahibi insanlar, mevki ve makam için, dünya varlığı için, fikir değiştiremez, görüş değiştiremez, uzun yıllar savunduğu fikirlerini değiştiremez, halkın deyimiyle dostlarını satamazlar.
İçinde bulunduğumuz toplumda, çıkarları için değişmeyen insan kaldı mı?
Sayın Bülent Arınç’ın hatırlattığı gibi, her yanı oynak insanlar var ama hayat kişilik sahibi insanlarla yaşanır hale geliyor.