Hak ve hakikat dostu olan ve ömrünü bu uğurda harcayan İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi, Sivas’ta ve çevresinde yaptığı hayır işleriyle bilinir ve tanınırdı. Onun el atmadığı hayır işi yok denecek kadar azdı. Hayır ve hasenat işleri bir mıknatıs misali onu çekerdi. Bu hususta elinden gelen her imkânı kullanır, kendisinde yoksa, olanlarla irtibat kurarak işlerin yürütülmesini sağlardı. Hayırsever zenginler onun sözünü adeta emir telâkki ederdi. Bu yönüyle baktığımızda onun için tam bir “vakıf adamı” nitelendirmesini yapabiliriz.
Merhum İsmail Hakkı Efendi, çalışmayı ve hayrı çok severdi. Sivas genelinde onun himmetleriyle 100’ün üzerindeki eser imar ve ihya edilerek halkın hizmetine sunulmuştur. İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi (k.s)’nin yapım veya tamirine vesile olduğu eserlerden bazıları şunlardır: “Hoca İmam Camii Minaresi, Sivas İmam-Hatip Lisesi, Hayırseverler Camii, Sofu Yusuf Camii, Serçeli Camii, Dikimevi Camii, Zara-Cencin Köyü İçme Suyu, Zara-Cencin Köyü Köprüsü, Tozanlı Köprüsü, Sivas ve çevresinde muhtelif sebil çeşmeleri.”
İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi’nin Sivas’ın kadim bir anıt eseri sayılan Ulu Cami’ye hizmetleri de çok büyüktür. O, zaman içerisinde iyice eskiyen bu kutlu mabedi adeta yeniden imar ve inşa et(tir)miştir. Sivas’ın yıllardan beri harap ve perişan durumdaki Ulu Camii onun sayesinde tekrar ayağa kaldırılmıştır. O, bu yönüyle tabir caizse Sivas’ın Terzi Baba’sıdır.
Nakşibendi tarikatının Halidiyye kolu mürşitlerinden olan İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi, Sivas’ın gönül sultanlarından biriydi. O, sözün tam anlamıyla bir mektepti. Onun yanına gelenler, hiçbir zaman boş dönmemişlerdir. O, etrafındakilere hep hayrı ve güzellikleri tavsiye etmiş, bu konuda mükemmel bir rol model olmuştur.
“Yâre Yâdigâr”, merhum İsmail Hakkı Efendi’nin kaleme aldığı tek eserdir. Bu kıymetli kitap mevlit türünde kaleme alınmıştır. 175 beyitlik bu eser, şeyhi Mustafa Taki’nin “Târîh-i Nûr-ı Muhammedî” adlı eserinin nazma çekilmiş biçimidir. Eserde “Muhammed” redifli 8 beyitlik Türkçe bir kaside ve 8 beyitlik Arapça naat bulunmaktadır.
Bir gönül insanı olan İhramcızâde İsmail Hakkı Toprak Hazretleri, 2 Ağustos 1969 tarihinde Sivas’ta vefat etmiştir. İhramcızâde geride 98 halife bırakmış, kendisinden sonra irşat faaliyetlerinin devam etmesi için makamını Osman Hulusi Ateş Efendi Hazretlerine devretmiştir. Mezarı Sivas Ulu Camii’nin bahçesinde yer almaktadır.
Osman Hulûsi Efendi’nin İhramcızâde Hazretleri’ne İntisâbı
Asrımızın ehemmiyetli velilerinden biri sayılan Sivaslı İhramcızâde İsmail Hakkı Toprak Efendi, son dönemin tanınmış mutasavvıflarından Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri’nin mürşidiydi. Hulûsi Efendi’nin kendisine büyük bir sevgisi ve hürmeti vardı. Hulûsi Efendi Hazretleri, İsmail Hakkı Efendi’yi bir sohbet esnasında şöyle anlatmışlardır: “Bir gün Pirimiz İhramcızâde Darende’ye teşrif ettiler. Bizim bahçede oturdular. Çok kalabalık vardı. Bir ara Pir Efendimiz buyurdular ki: ‘Biz Darende’ye ilk geldiğimizde bir çocuk bize yol gösterdi. Çocuğa para vermek istedik fakat o parayı almadı¸ bizden himmet istedi. Biz de ona himmet ettik. İşte o çocuk bu Hulûsi idi. Şimdi¸ Biz Hulûsi olduk¸ Hulûsi biz oldu. Gardaşlarım¸ Darende’mizin kıymetini bilin. Ben Darende’nin suyundan bir avuç su¸ toprağından bir avuç toprak olsam o şeref bana yeter!’ diye buyurdular.
Gözümden ve gönlümden İhramcızâde Hazretleri
İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi, gönülleri aydınlatan manevi bir kandildi. Vaktiyle merhum İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi’yi bir şiirimde anlatmaya çalışmıştım. Sözlerimi bu şiirimle hitama erdirmek istiyorum: “Som altın hükmündeydi, hakikat çarşısında/Bahçemizde gonca gül, yârdı İhramcızâde//Utanma duygusunu nakşetti yüreklere/İffetin atan nabzı, ardı İhramcızâde//İçimizi ısıttı Hakk’a dair sözleri/Buz tutmuş zemheride hârdı İhramcızâde//Dünyanın kiri, pası değmedi üzerine/Gönül dağlarımızda kardı İhramcızâde//İrfan sofralarında kalplere azık oldu/Gönül yaralarını sardı İhramcızâde//Kapısını çalanlar hikmetle döndü geri/Yokluğun çarşısında var’dı İhramcızâde//Kula kulluk etmedi, eğilip bükülmedi/Hakikat ordusunda erdi İhramcızâde//Bir gönül adamıydı bu dünya gurbetinde/”Akıl nefsin yuları” derdi İhramcızâde//Gonca güller derendi, hakikat bahçesinden/Gönül gözünde ışık, ferdi İhramcızâde//Hoşgörü ve sevgide okyanuslar gibiydi/Öncelikle nefsini yerdi İhramcızâde//Elif gibi dik durdu zalimin karşısında/Çelikten bariyerdi, surdu İhramcızâde//Kalpleri aydınlattı imanın ziyasıyla/Karanlıkta dolunay, nurdu İhramcızâde//Son nefesine kadar hakikati savundu/Nice güzel hayaller kurdu İhramcızâde//Canına minnet bildi iman coğrafyasını/Her şeyden çok severdi yurdu İhramcızâde//İhlas üzre yaşadı, sebat etti imanda/Şeytana son darbeyi vurdu İhramcızâde” İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi’ye Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
Dipnotlar:
1) https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/sivas/gezilecekyer/svas-ulu-cam
2) TDV İslâm Ansiklopedisi, Dâmişmendliler maddesi, M. Baha Tanman