enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

“Bilmem Söylesem Mi…”

06.05.2026 13:37
0
A+
A-

Son yüzyılın en büyük halk ozanlarından biri olan Mahsuni Şerif’in söylediği Türkünün bir dizesinin yarısıdır başlıktaki.

Atatürk için: “Sarı saçlım, mavi gözlüm” diye çağıran Mahsuni Şerif, yalnız estetik planda değil, mana plânında da güzel Türkü güfteleri yazmış ve söylemiştir.

Bu değerli halk ozanının söylediği türkülerden biri olan: “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana/Bilmem söylesem mi, söylemesem mi” günümüzde de geçerliliğini korumaktadır.

Asgari ücret ve emekli maaşlarına yapılan zamdan önce, memurların, işçilerin, her ikisinin emeklilerinin, esnafın, çiftçinin, kuru soğana muhtaç düşürüldüğü gerçeği çok yazıldı, söylendi, hatta tartışıldı. Ama sonuç alınamadı.

Neden?

Üç yanı denizlerle çevrili, dağları, ovaları, ormanları, akarsuları, ekilebilir arazileri olan bu ülkenin, yeraltı ve yerüstü kaynakları yeteri kadar değerlendirilemedi. Değerlendirilen kısmının harcanmasında da tercihler öne çıktı, memuru, ekmeklisi, işçisi, çiftçisi ve halkına hak ettikleri pay düşmedi.

Yiğidin, kuru soğana muhtaç olduğunu ülkeyi yönetenler bilmiyor mu?

Elbette biliyor ama “maddi olanaklarımız bu kadar” diyor ve gelecekte her şeyin düzeleceğini söylüyorlar.

Halk arasında; “Umut, fakirin ekmeğidir” derler.

Derler ama halkın sabrı kalmadı.

Fiyatlar aldı başını gidiyor. Hiçbir nesne yerinde durmuyor. Dar gelirliler, yükselen fiyatlara yetişemiyor.

Üniversitelere kaydının yaptırdıktan sonra, giderleri karşılayamadıkları için, kayıtlarını dondurarak ayrılanlar mı dersiniz! Çocuklarının giyimini, kuşamını, kitap ve kırtasiyelerini alamadıkları için, çocuklarını okullara gönderemeyenler mi dersiniz! Bu yıl ağır geçen kış koşullarında, odununu, kömürünü alamadıklarından, battaniyelere sarılıp oturanlar mı dersiniz? Hastalarını doktora götüremeyenler mi dersiniz!

Bu yazdıklarımı siyaset için yazmıyorum. Siyasetle ilgim yok. Halktan biri olduğum ve sürekli halkın içinde bulunduğum için, okuduklarımı, gördüklerimi, dinlediklerimi yazıyor, söylüyorum.

Ülkeyi yönetme sorumluluğunu alanlar da, yönettikleri milletin sefalet içinde yaşamasını istemez elbet.

Demek ki, yapabildikleri bu kadar!

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.