40 yılı aşkın bir süreden beri, 40 binden çok sivil-asker, polis, genç, yaşlı çocuk katleden PKK 300’ye yakın Yönetim Kurulunu toplayarak fesih kararı aldı. Bir heyet karşısında silahları bırakacak. Bu kararı olumlu karşılamamak olası değil. Ama önlemi de elden bırakmamak gerekir.
Kendilerine ayrılıkçılık tohumu ekilen Kürt kökenli yurttaşlarımızın önündeki en büyük engel olan barış sağlandı. Onlar açısından artık bundan sonraki mücadele silahla değil, düşünceyle, fikirle yapılacak. Bu mücadelenin sonu nasıl bağlanacak, henüz bilmiyoruz.
Çünkü, ipin ucu, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dış güçlerin elinde. Bugüne kadar silaha sarılanlar piyondu. Onları yediren, içiren, silahla donatan başkalarıydı.
Başkaları boş durmayacak, bize bazı yaptırımlar önerecek ve yerine gelmeyince, yine Türklüğü, Türkiye Cumhuriyeti’ni kabullenmeyen, kendi dillerinde eğitim-öğretimi dayatmaya kalkışanları kışkırtacak, yine onları bağımsız bir ülke olma ya da bağımsız ülke olanlara katılma konusunda yönlendirecek.
Amerika, yaklaşık 500 yılı biraz aşan konumda bir ülke. Avrupalılar gitti, önce oradaki yerlileri ortadan kaldırmaya çalıştılar. Avrupalılar tek bir dil kullanmıyordu. Hepsinin dilleri ayrıydı. Ama bağımsız ülkelerin bir tek resmi dili olur. Kökenleri farklı olanlar kendi dillerini konuşabilirler. Ülkenin eğitim-öğretimi, yazışmaları, görüşmeleri, resmi dilleri re ise onunla olur. Amerika’ya yerleşen bir İspanyalı, bir İtalyan bir Yunanlı ülkeye kendi dilini dayatamaz. Amerika da Eğitim-öğretim İngilizce yapılır. Farklı ülkelerden gelip yerleşenler, devlete kendi dillerinin de, ikinci, üçüncü dil olarak kullanılmasını talep edemezler.
PKK ‘lılar silah bıraktı, barış sağlandı diye yelkenleri suya indiremeyiz.
Kim nece konuşursa konuşsun, resmi dilimiz Türkçedir. Devletimizin adı Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Hangi kökenden olursak olalım milletimizin adı Türk milletidir.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hiç birisini bir ayrıcalığı yoktur. Herkes eşit haklara sahiptir.
Bu koşullar altında hepimiz biriz, birlikteyiz. Barış içinde yaşayıp gideriz.
Ayrılıkçı düşünceleri ortaya atanlar olursa, o zaman külahları değişiriz.