Son birkaç gündür sokak eylemi oluyor -ki sokak eylemi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda belirtldiğine göre önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. – denilmektedir. Sokak eylemleri ise Gezi’de olduğu gibi provakatörlüğe çok açık. Yani gençler, yürüyüş yapmakla anayasal hakları olan madde 34’ü kullanıyorlar.
Sinir buna mı tabii ki değil. Türk milleti demekten çekinen, Türk’ün bayramı olan Yenigün bayramını Diyarbakır’da Kürtçe “Newroz Piroz Be” dedi ve artı Amedspor’a desteklerini bildirdi. Diyarbakır konuşmasında yine “Kürtler bir sorun var dediği sürece vardır.” diyen, “silahlar susmalı” sözünü de konuşmasına ekleyen Ekrem İmamoğlu… Aynı zamanda Bursa mitinginde “Bursaspor zor duruma düşürülmüştür, sıkıntılar yaşıyordur ama en zor koşullarda o stat tıklım tıklım doluyor ya… İşte bunun için Bursaspor’u ve taraftarlarını seviyorum” dedi. Bunlara bir yorum yapalım isterseniz: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası madde 3’te belirtildiği üzere “Türkiye Cumhuriyeti’nin dili Türkçedir!” Kürtçe bir çıkış asla kabul edilemez. Ve gerek bir siyasi gerek bir vatandaş bu yasalara uymak zorundadır! Kürtler mi bir Kürt Sorunu var diyor yoksa PKK ve DEM mi? Amedspor’a destek bildirirken Bursaspor’u sevdiğini belirtmek çelişki çünkü bilindiği üzere Bursaspor taraftarı Türk milliyetçisi bir tavır takınır iken Amedspor, PKK terör örgütünün yeşil sahadaki temsilcisi olup bölücülük yapmaktadır. Amedspor’u destekleyenleri sarı torbaya buyur ederiz. Silahlar susmalı derken “ihanet” pardon apaçık bir şekilde çözüm veya İmralı Süreci’ni desteklemeye girer bu söylem. 1978’den bu yana olan bir terör örgütünü bitiremeyen ve çözümü 25 yıldır içeride tuttuğumuz teröristten medet ummaya getiren ve geçmişten günümüze gelen bu sorun iktidarların “terör” sorunu olmuştur. Gerçi sadece terörü PKK olarak alamayız zira Hizbullah, El Kaide, Taliban, IŞİD, El Nusra, HTŞ’de bir terör örgütüdür. Neyse konumuza geri dönelim artı CHP Genel Başkanı Özgür Özel şu açıklamayı yapıyor: Ümit Özdağ’a, Selahattin Demirtaş’a, Can Atalay’a, Osman Kavala’ya selam olsun! Prof. Dr. Ümit Özdağ ile Selahattin Demirtaş, Can Atalay, Osman Kavala’nın adının aynı cümlede geçmesi bile gülünç. Artı Özgür Özel, DEM Parti ile ortak basın toplantısı düzenliyor! Dikkatinizi çekerim DEM ile! Bir diğer sorun ise Doğu’da ve Güneydoğu’da PKK ve bazı terör destekli bir parti olan DEM’in göz önüne batırılmasıdır. Doğu’da ve Güneydoğu’da DEM adı altında bu kutlamalar yapıldı. Buna niye ses çıkarılmıyor?
(Bunlara ses çıkarılmaz iken sırf anayasal hakkı olan madde 34’ü uyguladığı için Türk gençleri TOMA ile suya maruz kalıyor. PKK mı terörist yoksa anayasal hakkı olan madde 34’ü uygulayan Türk genci mi? ) Görüyoruz ki teröristbaşı Abdullah Öcalan ile müzakare ile meşgulsünüz. Bir de Van’da bir ayin düzenlenmiş teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın büyük posteri ortada, etrafı ateş ile çevrili. Olmadı bir de şaman bulun, transa girsin, etrafında dönsün. Bu apaçık Türkiye Cumhuriyeti’ne hakarettir. Neyse gelelim zurnanın zart dediği yere:
Yusuf Elmas’ın deyişiyle “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucularına iki ayyaş dendi. Haydi sokağa demediler. Türkiye Cumhuriyeti’nin manifestosu olan andımız kaldırıldı. Haydi sokağa demediler. Resmi kurum tabelalarından Türkiye Cumhuriyeti ibaresi kaldırıldı. Haydi sokağa demediler. Türk milletine Dolmabahçe mutabakatı okundu. Haydi sokağa demediler. Türkiye Cumhuriyeti’nde şehide kelle, Apo’ya sayın, Fethullah Gülen denen alçağa hocaefendi denildi. Haydi sokağa demediler. 34 PKK’lı otobüs tepesinde, davulla zurnayla karşılandı, çadır mahkemelerinde yargılanıp beraat ettirildiler. Haydi sokağa demediler. “Abdullah Öcalan’ın tecridi kalksın, DEM Grup Toplantısı’nda konuşsun dediler. Haydi sokağa demediler. Hiçbir ülkede görülmemiş sayıda mülteci ülkeye sokuşturuldu. Haydi meydana sokağa demediler. FETÖ eliyle devletin kozmik odasına bile girildi. Ergenekon, Balyoz kumpaslarıyla vatanperver komutanların, Türk subaylarının adeta hayatları karatıldı. Adeta orak ile tırpalandı. Haydi sokağa demediler. Gazeteci, aydın, siyasetçi, bürokrat, akademisyen cezaevlerine gönderildi. Hayatları karardı. Haydi sokağa demediler. Bunlar bir millet dediler ama ona Türk milleti bile diyemediler. Yangından mal kaçırır gibi ben cumhurbaşkanı adayınızım, ben milletin adayıyım diyen Ekrem İmamoğlu hakkında “usulsüzlük ve yolsuzluk” yargılamaları iddiaları ile bir soruşturma başlatıldı diye biz Atatürk’ün partisiyiz, biz cumhuriyetin bekçisiyiz falan filan. Az önce saydıklarım olurken o zaman cumhuriyetin bekçisi değil miydiniz? O zaman Atatürk’ün partisi değil miydiniz? Şimdi mi geldi Atatürk’ün partisi (!) olduğunu aklınıza. Neymiş mesela demokrasi (!) imiş. Neymiş haydi sokağa imiş.
Ekrem İmamoğlu’nun gözaltı sürecinde kafada bir şeyler canlanıyor doğrusu. 1998’de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken 4 ay hapis yatan ve süresince 2001 krizi olan kişiyi cumhurbaşkanlığına taşıyan Türk milleti Ekrem İmamoğlu’nu benzer bir şekilde cumhurbaşkanı görmek istiyor. Bakalım Ekrem İmamoğlu’na: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve şu anda gözaltında bir de ekonomik kriz var, onu unutmayalım. Benzer şeyler değil mi sizce de?
23 Mart’ta CHP ön seçimi var cumhurbaşkanı adayı konusunda? Şunu sormak istiyorum tek bir adaya oy verecek 1,6 milyon CHP seçmeni için demokrasi nerede? Herkes tek bir kişiye oy atacak ise demokrasi nerede? CHP, demokratik bir parti izlenimi çizmek istiyorsunuz ama tek adayla demokrasi olur mu?
Biz CHP olmadan da cumhuriyete, cumhuriyetin kurucu değerlerine, Gazi Mustafa Kemal ve Atatürk’e, Atatürk ilkeleri olan altı oka (Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik, devrimcilik) sahip çıkarız. Zira terörü savunan bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi bedenen dünyayı terk-i diyar eylediği zaman bitti. Ne İsmet İnönü ne Bülent Ecevit ne Hikmet Çetin ne Altan Öymen ne Deniz Baykal ne Kemal Kılıçdaroğlu bir Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk olamayacaktır! CHP ise Atatürk ilkeleri olan altı oktan çok saptı çok… Bu saplantı bu zamandan sonra giderilemez. CHP, kendi çalıp kendi oynayacaktır.
Mümkünse cumhuriyet ile kalın!
ne anlatıyon ya sen