2023’te her kafadan ayrı bir ses çıktı. Neredeyse hepimiz “Doğru Adam Doğru Zaman”, “Sana Söz” sloganlarını gördük. Geçmişten dem vurduk.
Kimileri Ergenekon, Balyoz, ÇYDD, 28 Şubat, Poyrazköy, Hakkari/Şemdinli, Kozmik Oda, İlker Başbuğ kumpas davalarında, ihanet sürecinde, Habur Sınır Kapısı’ndan teröristler geçerken, Irak’a tezkere çıkarken, Diyarbakır’da Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan’ın mektubu okutulurken, Recep Tayyip Erdoğan BOP Eş Genel Başkanı olurken, 2019 İstanbul Yerel Seçimleri’ni kazanmak için Abdullah Öcalan’ın kardeşini TRT’ye Kürdi’ye çıkarken, Erdoğan’ın siyasi yasağının kalkması, cezaevinden çıkarken arkasında duran Deniz Baykal ve 3 Kasım 2002 erken seçim tarihidir diyerek koalisyon ortağı MHP’yi öne süren Bahçeli idi vs. AKP iktidarda idi diyerek cumhur ittifakına laf saydıran muhalifler oldu.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Selahattin Demirtaş serbest bırakılmalıdır.”,“Osman Kavala serbest bırakılmalıdır.”,“Afrika’daki 9 saatlik görüşmesinde ne yaptı?”, “SSK’yı batıran Kılıçdaroğlu’dur.” vs. diyerek millet ittifakına laf saydıran iktidar yanlıları oldu. Arada kalan halk idi. Halkı da birbirine kırdırdılar desek yeridir.
Cumhur İttifakı, Erdoğan’a oy vermeyenleri terörist ilan etti. Millet İttifakı, Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermeyenleri ise “millet, kaderini seçti.” diyerek suçladı. Terörist meselesine ben değinmek istiyorum. Bir partinin genel başkanı, ülkesinin vatandaşına terörist der mi? Kemal Kılıçdaroğlu’na 25 milyon civarı kişi oy verdi. 25 milyonun hepsi mi terörist? Muharrem İnce’ye, S.Oğan’a oy veren de mi terörist? İkinci turda 10 milyon kişi sandığa gitmedi. Muhalefet bunun sonucunda “millet kaderini seçti.” dedi.
Muhalefet güçlü olsa idi bu seçim dahil 12 seçim kaybetmezdi. Bu paragrafı şunları diyerek noktalayayım: Ne Kemal Kılıçdaroğlu’na, Muharrem İnce’ye, S.Oğan’a oy veren halk terörist değildir! İnsan bu yüzden ailesinden birine, akrabasına, komşusuna terörist diyebilir mi?